Bir ES-ES masalı


Hakikaten de şuanda ligdeki durumumuz bana göre çok iyi. Fakat gelin görün ki Gençlerbirliği maçında doksan dakikayı nasıl bitirdim anlamadım. Atak yok, pozisyon yok, futbol yok, gol da yok sahadaki en ufak kıpırdanmalar bile insanın dikkatini çekiyor böyle bir ortamda. Evet skorlar belirli bir amaca hizmet eder puanlar gibi ve hatta demeçler bile belirli bir amaca hizmet eder ama abartmamak lazım. Bu yüzden Gençlerbirliği’nden alınan puan bir taraftar olarak beni sevindirse de bir futbol izleyicisi olarak zevkin doruklarına tırmandırdığını söyleyemem.
Alınan bir puana sevinebilirdim. Şöyle ki; şayet 7-8 temiz gol pozisyonuna girebilseydik. veya kaptan Ümit Karan’ın ve Bülent Ertuğrul’un hırslı ve becerikli futbolunu diğer futbolcularda da görseydim. Sanırım herkese bu görüş hakimdi.
Bu yüzden, alınan puana sevinemedik. Heyecan duygumuzu doksan dakikaya yayamadık. 20 dakikadan sonra futbolcular gibi bizde maçtan koptuk. İşin can alıcı kısmı biraz burada sanırım. 90 dakikayı ayırdığımız bir işten futbol severler olarak birazda olsa karlı çıkmamız için, bu heyecanı yaşamamız lazım. Aksi takdirde tiyatro izler gibi izlediğimiz bir maçın ardından puana sevindik diyebilmek bendenizin boyunu aşar. Ben o denizde boğulurum. Zira anlayışıma göre yenilebiliriz, yenebiliriz, şuan aldığımız puanların çok azını da alabiliriz. Bunlara mantıklı baktığımız zaman pek bir şikayetimiz olmaz şayet sahadaki 11in gerçekten tüm güçlerini harcayarak oynadığını görürsek.Bu heyecanı sahada yaşatmak için bir hedef, bir futbol mantalitesi ve tabiî ki amaç lazım. Bir futbol takımının amacı futbolu en iyi şekilde oynamaktır. Bilmem yanılıyor muyum? Amaç: iyi futbol oynamak olmalı, amaç; ligde ilk beşi oynayarak elde edecek bir takım yaratmak olmalı, amaç; bir futbol disiplini oluşturmak olmalı puan kendiliğinden gelir. Gençlerbirliği maçı masal gibi geçti uykumuz geldi maçı izlerken, umarım Antrep maçında kabusa dönüşürüz
Onlar çizgi değil emek
Hafta içi, hafta sonu ne zaman bir saha ve salona gideyim, birilerinin oralara benden daha önce ve hatta çok önce geldiğini görüyorum. Bilmem, siz görüyor musunuz?
Bakmak ile görmek arasındaki ince paradoksta bu ve benzeri durumlar gizli zannımca. 90 dakikalık bir maçın hazırlıklarına günler önceden başlayan futbol emekçilerinden bahsediyorum. Baktığım saha çizgilerinde, düzenlenmiş koltuklarda, top toplarken, sedye taşırken gördüğüm bu kahramanların gönüllerini hoş tutmak gerektiği kanısındayım. Çünkü çizilen sahanın ardından bir insanın uykusundan, ailesi ile geçireceği zamandan, sıcak yuvasından fedakârlıkta bulunarak bu işleri yaptığını gözlerimle görüyorum. Bazılara baksın, ben görüyorum işte. Şikâyetlerinin neler olduğunu bilen merciler bu konulara biraz daha hassasiyet gösterirlerse bir futbol sever olarak ben ziyadesi ile mutlu olurum.
sonerucak1900@hotmail.com
Kaynak : sonhaber

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: Nitelikli Teknik İnsan Nasıl Yetişir
Konuşmacı: Doç. Dr. Osman Nuri ÇELİK
Tarih: 18 Nisan 2019
Saat: 20:00
Yer: Türk Ocağı Binası

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi