Bozüyük Türk Ocağı Cuma Sohbeti: Aşure İkramı ve THM Etkinliği

Bozüyük Türk Ocağı Cuma Sohbeti: Aşure İkramı ve THM Etkinliği

Bozüyük Türk Ocağı Etkinlikleri: Cuma Sohbeti
“Aşure İkramı ve THM Etkinliği”

Tarih: 08.11.2013

Bozüyük Türk Ocağı 08.11.2013 Cuma günü Muharrem Ayı ve Hicri Yılbaşı münasebetiyle üye ve misafirlerine “Aşure” ikramında bulundu. Sohbete katılan üye ve misafirlere hitap eden Bozüyük Türk Ocağı Başkanı Ahmet Arın, Aşure ve Muharrem Ayı ile ilgili bilgiler verdi. Arın özetle şunları dile getirdi:
Arapçada “aşere” on"âşir" onuncu demektir. Halkımız onuncu gün manasına gelen “âşir”i, aşure şeklinde telâffuz ederek Muharrem’in onuncu gününe aşure günü ismi vermiş, böylece tarihe de aşure günü olarak geçmiştir.

Aşure gününün içinde bulunduğu ayın adı Muharrem'dir. Bu ay hicri takvimin başı olmakla önem kazanmıştır. Bunun yanında, bazı tarihî olaylara mazhar olmakla da ayrı bir özellik kazanmıştır. Dört haram/muhtereme aylardan biri olarak da eskiden beri bir ayrıcalığa sahiptir.Şu anda takvimlerimizde iki tarih vardır. İkisi de peygamberlerle alâkalıdır. Biri İsa Aleyhisselâm’ın doğumunu, biri de Muhammed Aleyhisselâm’ın hicretini temel alır. İsâAleyhisselâm’ın doğumundan başlayan tarihe, “Milâdî Tarih” adı verilmiştir. Ahir zaman Nebisi (asv)’in hicretini temel kabul eden tarihe de “Hicrî Tarih” adı verilmiştir. Demek her iki takvim de peygambere dayanmaktadır.Milâdî takvimde sene, nasıl Ocak ayı ile başlarsa, hicrî takvimde de Muharrem ayı ile başlar; ilk hicret kafilesinin yola çıktığı bu ay, hicrî senenin ilk ayı olarak bilinir.

Bu yüzdendir ki, hemen bütün İslâm ülkelerinde 10 Muharrem’de çeşitli tahılların bir araya getirilerek aşure tatlısı yapılır, bu tarihî hâdiselerin hatırlanması manasında sevinçli ve neşeli günler yaşanır, eş dosta aşure yedirme âdeti devam eder. “Aslında böyle bir tatlı İslâmî bakımdan ne emredilir, ne de nehyedilir. Yâni, ne yapana yapma denir, ne yapmayana yap denir. Anlayış ve âdet meselesidir.

NûhAleyhisselâm’ın gemisinden karaya çıktığı günü, geride kalan çeşitli tahılları bir araya getirip de pişirdiği şükür tatlısının hatırlanması manasında yapılan aşureler, herhalde gönüllerde bir canlanma, çoraklaşan maddî hayatımızda bir tebessüme imkân vermektedir. Kendi gibi, manası da tatlıdır.Aşure gününün manevi ve berraklığı üzerinde Kerbela karanlığının kesafeti de görülmektedir. 61. hicret yılının Muharrem'ine ait 10. gününde Hazret-i Hüseyin (r.a.) 55 yaşında iken Kerbelâ'da hunharca şehit edilmiştir. Şehitler mükâfatını almış, en yüce mertebelere ulaşmıştır. Yüce Allah'ın da zalimlere hak ettikleri cezayı en âdil bir şekilde vereceğinden şüphemiz yoktur. Her mümin, bu olaya üzülür, ancak itidalini ve soğukkanlılığını kaybetmez. Duyguları, yanlışlara ve taşkınlıklara götürmez. Bu açıdan bunu bir "yas merasimi" haline dönüştürmek Müslümanların itikadına aykırıdır.

Daha sonra gönül elçilerimiz olan Mehmet Uysal, Selahattin Şen, İlhami Meral ve Zekai Aşçıkoca’dan oluşan Türk Halk Müziği ekibi; çeşitli ilahi, deyiş ve türkülerle Ocağımıza teşrif eden üye ve misafirlere muhteşem bir ziyafet sundu. Zaman zaman çay eşliğinde yapılan sohbetler de samimi ortamı daha da sıcaklaştırdı.

 

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi