Çankırı Türk Ocağı 2013 Yılı Faaliyet Raporu

Çankırı Türk Ocağı Şubesi 2002 yılında faaliyete geçmiş olup, 10 yılı aşkın bir zamandan beri kısıtlı imkânlarla hizmet vermektedir. İlimizde Türk Ocağının kuruluşunda emeği geçen eski yönetim kurulu ve üyelerimize teşekkür ediyor ve şükranlarımı sunuyorum.
24 Ocak 2013 tarihinde Çankırı Türk Ocağı Olağan Genel Kurul toplantısı Çankırı TÜRKAV Şubesi salonunda yapıldı. Yeni yönetim kurulu seçimi yapıldı.   Yönetim Kurulu Toplanarak; Ali HARMANCI(Şube Başkanı)-Salih YALÇIN(Başkan YRD)-Bilal İNCİ(Genel Sekreter)- Adnan ŞAHİN(Muhasip) ve Ali PEHLİVAN, Osman CERRAHOĞLU, Mustafa GÖKDEMİR Üye olarak Görev dağılımı yapıldı.
“Ocakbaşı Sohbetleri” 2013 Yılında Ocak bürosunda gerçekleştirilmesi ve her ay onbeş günde bir yapılması Yönetim Kurulumuzca kararlaştırılmıştır.
Türk Ocakları Çankırı Şubesi Türk Ocaklarının tarihi misyonuna uygun olarak;         Ocak sohbetlerinin ilkinde Çankırı Karatekin Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Reha Yılmaz “Milli Şuurun Erozyonu ve Toplumumuza Etkileri” konusuna değindi. Yılmaz sohbetine, “Cihangirliğini yüzyıllarca sürdüren bir millettik. Diğer milletleri muhatap bile almıyorduk. Avrupa’nın büyük devletlerinin, devlet büyükleri, atalarımızın atının üzengisini öpüyordu

Genel Merkez Ziyareti
Çankırı Türk Ocakları Şubesi olarak 23 Şubat 2013 Cumartesi günü Türk Ocakları Genel Merkezini ziyaret etti.
Ziyaretin ana teması Çankırı’da okuyan üniversite öğrencilerimizi Türklük şuurununbu güzide ve abidevi kurumu ile hemdem etmekti. Genel Başkan yardımcımız Prof. Dr. Yusuf Sarınay ve Prof. Dr. Mehmet Şahingöz ile hars heyeti üyesi Prof. Dr. Altan Çetin ve Yönetim Kurulu üyesi Doç. Dr. M. Akif Okur’un katılımlarıyla gerçekleşen sohbetli kahvaltı sonrasında gençlerle bir araya gelen kıymetli hocalarımız, Türk Kültürünün ilk dönemlerinden bugüne Türklüğün sorunlarını konuştular. Oldukça samimi bir ortamda geçen sohbette ilk sözü alan Altan Çetin Türk kültüründe birlik, beraberlik ve merhamet duygularından bahsetti. Bilhassa milliyetçi hissiyatın basit bir heves yada merak ile değil tam bir aidiyet duygusu ile makes bulacağını belirttikten sonra Türk dilinin bu aidiyetteki önemini vurguladı.

Mart Ayı Ocak Sohbetleri
GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE İDELOJİMİZ VE MÜCADELEMİZ
Mart ayı Cuma ocak sohbetlerinin birincisinin konuğu ilahiyatçı emekli öğretmen İlyas Özkan  oldu, programa Çankırı Şube Başkanı Ali Harmancı, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Türk Ocakları üyeleri ve Üniversite öğrencileri katıldı. Program Türk Ocakları Çankırı şube başkanı Ali HARMANCI nın açılış konuşmasının ardından sohbete geçildi. ÖZKAN konuşmasında Türk milletinin milli ve manevi değerlerine değindi, Gelecek nesiller olan gençlere tarihimizi, kültürümüzü anlatmamız gerektiğini vurguladı. Konuşmasında ÖZKAN toplum olarak kitap okuma alışkanlığımızı kaybediyoruz, kültürümüzün bir parçası olan sohbet geleneğimizin de yok olmaya başladığına değindi Mücadelenin artık fikir mücadelesi olduğunu vurguladı.
sohbetin ardından şube başkanı Ali HARMANCI katılım ve katkılarından dolayı teşekkür ederek günün anısına teşekkür belgesi verdi.
MÜSLÜMAN GİBİ YAŞAMAK
Mart ayı Ocak Sohbetlerinin ikincisinin konuğu Yaşar KOÇAK oldu programa Çankırı Şube Başkanı Ali Harmancı, sivil toplumMart ayı Ocak Sohbetlerinin ikincisinin konuğu Yaşar KOÇAK oldu programa Çankırı Şube Başkanı Ali Harmancı, sivil toplum kuruluşları temsilcileri, Türk Ocakları üyeleri ve Üniversite öğrencileri katıldı
program Çankırı Şube Başkanı Ali HARMANCI nın  açılış konuşmasının ardından sohbete geçildi, KOÇAK sohbetine kutsal kitabımız Kuran-ı Kerimden ayetler okuyarak başladı Kültürün yozlaşmaya başladığı,   bu süreçte milli degerlerimize sahip çıkmamız gerekttiğine vurgu yapan KOÇAK yaşantımızın ne kadar dinimize uygun olduğunu, Dini vecibelerimizi ne kadarını yerine getirebildiğimizi konularına değinerek,   Müslüman gibi yaşayıp yaşamadığımızın   sorgulamanın gereginden bahs ederek konuşmasına son verdi. Program Soru cevapla devam etti.
Soruların ardından Şube Başkanı Ali HARMANCI  katılım ve katkılarından dolayı teşekkür ederek günün anısına teşekkür belgesi verdi.
İslam ahlakı
konuşmacı Çankırı İl Müftü Yardımcısı Uğur DEMİREL beyefendi. Sayın DEMİREL konuşmasında; İslam ahlakının Müslümanlara rahvan ve sakinolmayı, düşünerek hareket etmeyi vaz ettiğini belirten Demirel gençlere bazı tavsiyelerde bulundu. Sohbetin devamında hadis ve tarih kaynaklarından bazı örnekler de veren Demirel bir süre gençlerin sorularını yanıtladı . Toplantıdan dolayı memnuniyetini defaâtle ifade eden Demirel’e şube başkanı AliHarmancı tarafından teşekkür belgesi verilirken bu toplantıların devam edeceği sözü verildi.

Toprak Baba anıldı
Toprak Baba Çankırı Türk Ocağı tarafından 27 Mart 2013 tarihinde öğle namazından sonra kabri başında anıldı.
Toprak Baba ve ebediyete intikal eden Türk büyükleri ve şehitlerimizin ruhlarına atfen okunan Kuranı Kerim hatim duası öğretmen Yaşar KOÇAK tarafından yapılmasının ardından, Çankırı Türk Ocağı Şube Başkanı Ali HARMANCI, Türk Büyüklerinin genç nesillerimize tanımı ve onarlı hayırla yad etmek düşüncesiyle bu tür Anma Programları düzenlemeye devam ediyoruz. Toprak Babanın anılmasında Hars Heyeti başkanımız Fikri DEMİROK hocamızın etkin rolü oldu. Hatta Toprak Baba hakkında bilgi sunumunu aramızda olsaydı o yapacaktı. Ancak rahatsızlığı nedeniyle Ankara da halen tedavisi devam ettiği için aramıza katılamadı. Onun selam, sevgi ve saygılarını iletiyorum. Allah şifa versin ve biran önce aramıza katılmasını yüce Allah’ dan niyaz ediyorum.
Merhum Kemal PARILTI ve Tayip BAŞER’ e göre Toprak baba, Emir KARATEKİN’in komutanlarındandır. 1071 ile 1074 arasında Selçuklu ordusu Çankırı kalesini fethetmiş olmalıdır. Ordunun sol cenahına Toprak Babanın komuta ettiği sanılıyor.  Toprak Baba, Çankırı fatihi Emir Karatekin’in sol cenah komutanı ve aynı zamanda damadı olduğu rivayeti yer almakta olup, Toprak baba türbesinden yol geçirme çalışmalarında başarısız olunması sonucu yolun türbenin yanından geçirilerek, zamanımıza kadar mezarının intikal ettiği, daha sonra değirmenci İsmail Ağa tarafından kabrin üzeri kapatıldığı ve yan tarafına da namaz kılmak üzere bir oda yaptırdığı, yakın zamanda da Yukarı Özlü bir hayırsever tarafından türbeye bakan ve hizmetinde bulunan şahısların oturup sohbet etmeleri ve sıcak bir ortamda kalmaları için küçük bir oda daha eklenmiştir. Bize bu günleri sağlayan ecdadımıza ne kadar şükretsek azdır. Mekanları cennet olsun, Allah onlardan razı olsun...
Anma Programımıza katılmanızdan dolayı hepinize teşekkür ediyor ve şükranlarımız sunuyorum.” Dedi. Anma Programı lokum ve gülsuyu ikramıyla sona erdi.

Genel Merkez Yönetimi ve Türk Ocakları Şube Başkanları 6 Nisan 2013 Cumartesi günü Ankara'da toplandı.
Toplantının gündemi son zamanlarda yaşanan ''Açılım Süreci'' ve son noktaya gelen ''Yeni Anayasa'' yazım süreciydi. Toplantı başlangıcında Genel Başkan Prof. Dr. Mehmet ÖZ açılış konuşması yaptı. Gündem ile ilgili Genel Merkez olarak görüşlerini ve yaptıkları çalışmaları anlattı.Genel Başkan'dan sonra Şube Başkanları bu konularla ilgili görüşlerini, kanaatlerini ve olması gerekenleri ifadeettiler.Toplantının sonucunda kurulan bir heyet tarafından sonuç bildirgesi hazırlandı ve kamuoyu ile paylaşıldı. Ortak geleceğimizi ilgilendiren tarihî kararların alınmasının söz konusu olduğu bu dönemde, Türk milletinin varlığı ve devletinin bekasına hizmeti varoluş gayesi kabul eden Türk Ocaklılar olarak temel görüşlerimizi kamuoyu ile bir kez daha paylaşmak istiyoruz.
1)Demokratik ve insan hakları standartları yüksek bir Türkiye’nin bölgemizde ve dünyada lâyık olduğu yeri daha kolay bulacağı kanaatindeyiz.
2)Bu iki umdeyi tarihî mirasımızla sentezleyerek insanlığa yeni bir medeniyet tasavvuru sunmayı gelecek yıllara karakterini verecek temel hedefimiz kabul ediyoruz.
3)Medeniyet inşasının millet düzeyinde omuzlanabilecek bir ülkü olduğuna ve bu ülkünün müşterek geleceğimizin daha güzel olması fırsat ve imkanını sunduğuna inanıyoruz. İnsanlığa ancak, böylece Türk milleti olarak söz söyleyebileceğimizi düşünüyoruz.
4)Türk milletinin bekasıyla insanlık idealimizi aynı çizgide birleştiren bu anlayışımızın temel saiki, birliğimiz ve dirliğimiz için duyduğumuz hassasiyettir.
5)Aynı sebeple, Türkiye’mizin son otuz yılını kana bulayan terör örgütüyle ilgili olarak başlatılan süreci endişeyle takip ediyoruz. Terör örgütü lideri ve kadrolarına “zafer kazanmış” görüntüsü verecek adımlar, vahim sonuçlar doğuracaktır.
6)Terör örgütü ve uzantılarının talepleri doğrultusunda anayasamızdan Türk milleti ifadesinin çıkarılması, özerklik ve ana dilde eğitim gibi cüretkâr taleplerin ciddiye alınması millî varlığımızı tahrip edecektir. Ancak son günlerde Anayasanın başlangıç kısmı ile açıklanan teklif metinlerinde Türk Milleti kavramının muhafazasını Milletimizin tepki ve endişelerinin dikkate alındığının işareti saymakta ve bu hassasiyetin devamını arzu etmekteyiz.
7)Sorumluluk mevkiinde olanları ve Türk milletini, kapıda bekleyen tehlikeler karşısında uyarmayı millî bir vazife kabul ediyoruz.
8)Bu toprakların bin yıldır mayaladığı kardeşlik hukukunun zedelenmemesi için herkesi sağduyuya davet ediyoruz.
9) Türklüğü etnikleştirmeye çalışan tüm çevrelere karşı bir kez daha ve tüm yüreğimizle tekrarlıyoruz; “Biz, hep birlikte Türk Milletiyiz.”

“23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” ile “19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı” Kutlamalarına Yönetim Kurulumuz katılmıştır.

Mayıs Ayı Ocak Sohbetleri
TÜRKÇÜLÜK BAYRAMI ÜZERİNE
İrfan Keleş 21.Dönem Çankırı MHP Millet Vekili
Türkçülük ne demektir? Türk siyasal hayatındaki yeri ve önemi nedir? Türklük kavramına yönelik tartışmaların olduğu son dönemde bilinmesi ve öğretilmesi gereken konular. Zira bu ideolojinin yanlış anlaşılması ve sadece düşüncenin adındaki ırki yaklaşımdan dolayı faşist bir ideoloji gibi suçlamaların yapıldığına şahit olunuyor.
İrfan Keleş üniversite yıllarında Nihal Atsız'ın kardeşi Nejdet Sançar ile tanıştığını ve kendisinin Türkçülük alanındaki bilgilerini Nejdet Sançar hocadan aldığını ifade etti.
Keleş söyleşisinde 3 Mayıs 1944'ün Türkler açısından ehemmiyetinden bahsederek Atsız'ın Şükrü Saraçoğlu'na yazdığı mektuba değindi. 
Ona göre, Atsız'ın  büyük bir Türkçü idi, bu konuda eşsiz fikirlere sahipti ve eserleri defalarca okunup tahlil edilmesi gerekmektedir.
O, Atsız’ın yalandan nefret etiğini, ülkücülük ile yalanın bir arada olamayacağını söylediğini ifade ederek, yalanını yakaladığı birçok yakın arkadaşıyla bir daha görüşmediğini vurguladı.
Keleş söyleşisinin devamında: “Türkçülük bir kültür birliğidir. Türkçülüğün insanları itmemesi, sempati kazanması için kendini Tük olarak gören tüm insanların özel hayatlarına dikkat etmesi gerekmektedir. Dünyada zafer kazanan kazananlar her zaman milliyetçiler olmuştur. Milliyetçiler olmadan bir millet ayakta kalamaz. Milliyetçiler olayları önceden sezer.” dedi.
O, Milliyetçi gençlerin tek hedeflerinin kavga dövüş olmaması gerektiği üzerinde durarak, milliyetçi gençlerin kendilerini ilmi boyutta geliştirmelilerdir. Bu da kitap okuyarak olmaktadır. İlimsiz hiç bir şey olmamaktadır. İrfan Keleş kendi zamanında kitap bulmanın zor olduğunu buna rağmen bir çok kitap okuduğunu, bugün bunun tam tersi bir durum olmasına karşın kitap okuyanın zor bulunduğunu özellikle belirtti.
İrfan Keleş, Nihal Atsız'ın Ruh Adam ve Bozkurtların Ölümü kitaplarını başucu eseri yapılması gerektiğini vurgulayarak, gençlerin şu şekilde düşünmeleri gerektiğini belirtti: ''Dünyayı Türkler yönetmeli liderde ben olmalıyım.''

ÇANKIRI MERKEZE BAĞLI KONAK KÖYÜNDE METFUN BULUNAN ŞEYH KARA MUSTAFA HAZRETELERİ KONAK KÖYÜNDE DÜZENLENEN YAĞMUR DUASINDAN SONRA ANILDI.
Çankırı Merkeze bağlı Karaşeyh (Konak) köyünde vatandaşlar yağmur duası için bir araya geldi. Nisanda yağmur alamayan mahsullerin kurumaya yüz tutması ve sararmaya başlaması üzerine Karaşeyh köyündeki vatandaşlar yağmur duasına çıktı.
Köylüler Horasan evliyalarından ve Ahmet Yesevi'nin talebelerinden olan Şeyh Kara Mustafa Efendi'nin kabri başında kurban keserek kazanlarla yemek pişirdi. Yemekler, köylüler ile misafirlere ikram edildi. Dernek Başkanı Rüştü Erdoğan, yemek ikramınınbütün köylülerin katkısı ile yapıldığını söyledi.

Türk Milliyetçiliği Tarihi
Sakarya Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Selçuk Ural ve Çankırı KaratekinÜniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekan yardımcısı Yrd. Doç. Dr. Galip Çağ konuşmacı olarak katıldılar.Türk Milliyetçiliği Tarihinin konuşulduğu programda Sakarya Üniversitesi Öğretim Üyesi Selçuk Ural öncelikle Türkiye’de milliyetçilik ve Türklük bilinci üzerine değindi. Ziya Gökalp ile başlayan çizgide Atsız’ın, N. Fazıl’ın, Erol Güngör’ün ve diğerlerinin yadsınamaz katkılarını dile getirdikten sonra sözü Galip Çağ’a verdi.
Yrd. Doç. Dr. Galip Çağ, Çankırı’nın Türk milliyetçiliğinin tarihine yaptığı katkılara değindikten sonra bugün ki duruma dair tespitlerde bulundu.

İMPARATORLUKTAN ULUS DEVLETE GÖÇLER
İsmet Sarıbal’ın konuşmacı olarak katıldığı Ocak sohbetinde İmparatorluktan Ulus Devlete Göçler konuşuldu. Sarıbal konuşmasına 21 Mayıs Çerkez Sürgünün yıl dönümü olması hasebiyle Kafkas halkının Osmanlıya olan göçlerine değindi.
Rus yayılmacılığı karşısında çaresiz kalan Kırım ve Kafkasya halkları, maruz kaldıkları baskı ve zulüm karşısında sığınabilecekleri tek merci olan Osmanlı Devleti’ne göç etmeye başladığını söyledi.
Çoğumuzun unuttuğu veya haberdar olmadığı bu sürgün her 21 Mayıs’ta Kafkas halkı tarafından yas günü olarak anılıyor. Başta Anadolu’ya deniz yolu ile gelen muhacirlerin karaya ayak bastığı ilk yer olan Kefken’de olmak üzere Kafkas dernekleri tarafından çeşitli anma etkinlikler düzenleniyor.
Biz de bu yaşanan soykırıma maruz kalan Türk kardeşlerimizi bir kez daha rahmetle anıyoruz dedi.
Program sonunda soru-cevap kısmına geçildi. Gençlerin sorularını cevaplayan Sarıbal program sonunda Türk Ocakları Çankırı şube başkanı Ali Harmancı tarafından teşekkür belgeleri sunuldu.

TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ ÜZERİNE
Türk Ocakları Çankırı Şubesi’nde düzenlediğimiz Cuma Sohbetlerinde Emekli Öğretmen Kamil Oktay ile Türk Milliyetçiliği konuşuldu.
Oktay günümüzde Türk Milliyetçiliğinin ırkçılık olarak algılandığını oysaki Milliyetçiliğin asla ırkçılık olmadığını Milliyetçilik, toplumda millî kültürü güçlendirmek ve hâkim kılmak; mensup olunan millete ait, bilhassa manevî değerlerin yüceltilmesini gaye bilmek; millî ülkü ve emellerle geleneklere bağlılık olduğunu, millî değerleri, ülküleri, gelenekleri bütünüyle millî kültürü korumak ve yaşatmaktır.
Türk milliyetçiliğinin öncülerinden Ziya Gökalp’in Atsız’ın, N. Fazıl’ın, Erol Güngör’ün fikirlerine değindi, Türk gençliğinin bu fikir adamlarını eserlerini okumalarını tavsiyede bulundu.
Program sonunda soru cevap kısmına geçildi, soruları cevaplayan Oktay Üniversite öğrencilerine ve katılımından dolayı tüm dinleyicilere teşekkür etti.
Günün anısına Türk Ocakları Çankırı şube başkanı Ali Harmancı tarafından teşekkür belgesi sunuldu

TÜRK  MİLLİ RUHU ve ŞUURU
Ocak Sohbetlerinin kapanışı Yrd. Doç. Dr. Reha Yılmaz, Yrd. Doç. Dr. Galip Çağ ve Türk Ocakları Çankırı Şubesi başkanı Ali Harmancı’nın katılımlarıyla gerçekleştirildi. Toplantının açılışını yapan Reha Yılmaz “Milli Kimlik ve Şuur” üzerinde durdu. Yılmaz, “Tarih ve kültür yapıcı bir millet olarak, insanlığa her zaman hizmet etmiş olan Türkler, özellikle milli kimlik ve şuurdaki erozyondan sonra duraklamaya başlamış, uygulanabilir çözümler bulamayınca da yıkılmıştır.
Bu yıkılış özellikle kültür alanında günümüzde de devam etmektedir. Mehmet Niyazi hocanın ifadesiyle bugün ne doğuluyuz ne de batılı, iki dünya arasında sıkışıp kalmışız. Kendimizden kaçmanın yollarını ararken, batılı olmayı da bir türlü kendimize yediremiyoruz. Oysa ne kendimizden kaçmalı, ne de batıya kapılarımızı kapamalıyız. Zira yüzyıllardan beri devam edegelen kültür dünyamızın bir anlamı var, ona bağlı yaşantımızın da, yüzyılların tecrübesini sırtına vurmuş geleneklerimizin de. Zira kültürümüzün hamurunda farklı kültürlerin katkısı ve tadı var. Öyleyse bu birikim ve zenginlik bizleri bugünün tedavi bekleyen maddi manevi hastalıklarına derman olacak reçetelere, o reçeteleri yazacak hekimlere dönüştürebilir.
Ama öncelikle bizlerin dünya toplumunun hastalıklarını, bunlara karşı bizdeki şifa kaynağını, usullerini bilmemiz gerekmektedir. Bunu öğrenebilmenin yolu ise “Demir Çarık Giyip Demir Asa Kuşanmak”tan geçmektedir. Günümüzde bu husus kendi kültürel değerlerini, kendi alanını iyi bilen, dünya toplumunun nabzını ölçebilecek dil yeterliliğine sahip, vatan ve milletine koşulsuz bağlı ve yapacağını karşılıksız yapma kudretine sahip geçmişim “aksakal” bugünün bilim insanları ile gerçekleştirilecektir.
Bu sıfatlara sahip olabilmek için öncelikle kendi dil mutfağımızı iyi öğrenmeli, anadilimize vakıf olacak yeterliliğe ulaşmamız zorunludur. Bunun içinde fikir dünyamızın mimarlarından başlayarak okumalı, okumalı ve okumalıyız. Öğrencilerimizi etrafımızdan başlayarak bir “misyoner” edasıyla öğretmeli ve onlarında başkalarına öğretmesini sağlamalıyız. Özellikle son üç asırda erozyona uğrayan milli kimlik ve şuurumuzun yeniden tesisi ancak bu şekilde mümkün olacaktır.” Diyerek sözlerini tamamladı.

TÜRK MİLLETİNE ÇAĞRI KONFERANSI
Türk Ocakları Çankırı Şubesi ev sahipliğinde Türk Milletine çağrı konferansları Kapsamında Anadolu yollarına çıkan aydınlardan 2 si Çankırı’da Milli Düşünce Merkezi Genel  Başkanı ve Devlet eski bakanı Sadi SOMUNCUOĞLU Devlet eski bakanlarından Prof. Dr. Ramazan MİRZAOĞLU ‘NUN konuşmacı olarak katıldığı Türk Milletine Çağrı Konferansı gerçekleştirildi. Konferans 3 Haziran pazartesi saat 14.00 da Yüzüncü yıl Kültür Merkezinde yapıldı. Programa Sivil Toplum kuruluşları, Dernek Başkanları Üniversite öğrencileri ve vatandaşların yoğun katılımıyla gerçekleştirildi.
Prof Dr. Ramazan Mirzaoğlu Gidişat çok kötü. Eğer önüne geçilmezse vahim sonuçlarla karşılaşırız. Egemenliği bölerseniz iç çatışmayı önleyemezsiniz. Mezhep ve ırk bölünmesi Irak’ta, Suriye’de yaşanıyor. Bu çatışmaların ne zaman biteceği de belli olmaz. Hükümeti temsil edecek gruptakilerden bazıları eşitlik olarak ‘Türk’ün dilinde eğitim varsa, Kürt’ün dilinde eğitim olsun’ istiyor. Böyle bir şey olamaz. Bunu sağlamanız mümkün değildir.Milli kimliği tehdit eden hadiselerin olduğuna dikkat çeken  Mirzaoğlu, kimliğin yok edilmesi ile karşı karşıya olunduğunu ileri sürdü. Türk kimliği yok olma durumu ile karşı karşıyadır.
Devlet Bakanı Sadi Somuncuoğlu, amaçlarının Türkiye’yi adım adım dolaşmak ve gerçekleri Türk milletine anlatmak olduğunu söyledi. Türkiye’nin ayrıştırıldığını, birlik ve bütünlüğe darbe vurulduğunu belirten aydınlar, millete gerçekleri anlatmak için yollara çıktıklarını söylediler. Bilindiği gibi Türk aydınlar, Türkiye’nin birliği ve bütünlüğünün tehlikede olduğunu belirterek, kamuoyuna açıklama yapmıştı. O açıklamada bir de bildiri yayımlanmıştı.
Aydınların açıkladığı 3 maddelik bildiride şunlar yer almıştı: -Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ve sahibi olan Türk milletinin adı, vatandaşlık tarifinden ve Anayasa’dan çıkarılamaz.
-Devletimizin eşit ve şerefli üyeleri olan aziz vatandaşlarımız, ırklara ve mezheplere ayrıştırılamaz.-Anadolu coğrafyasında Selçuklu ile başlayın Osmanlı ile devam eden Türk Milleti’nin kesintisiz egemenliğini esas alan büyük Atatürk’ün kurduğu milli devlet yapısı ortadan kaldırılamaz.
Program sonrasında üniversite gençleri ve vatandaşlarla sohbet eden konuşmacılar Türkiye’nin sorunlarının çözümünün gençlerde olduğu her Türk vatandaşına Görevler düştüğünü belirten konuşmacılar, Çay ikramından sonra Çankırıdan ayrıldılar.

Yaz sezonunda ilimizde düzenlenen programlara Yönetim Kurulu olarak katılım kararlaştırılmıştır.

Çankırı’da 13-14 Ekim 2013 tarihinde 5. İstiklal Yolu Yürüyüşü yapıldı. Yürüyüşe Çankırı Türk Ocağı Yönetimi de katıldı.
Gerçek tarihi (otantik) yolda niçin yürüdüğümüzü İsmail ÇAM bey,         “Çankırı’dan geçen istiklal Yolunun farkına varmak,   başkalarında farkına varması için dikkat çekmek; sahip çıkmak; şehitlerimize, gazilerimize ve kahraman atalarımıza minnet, saygı, vefa göstermek için yürüyoruz.  
Vatan toprağının her karışında, cephe gerisindeki her sıfattaki kadının, cephedeki her sıfattaki erkeğin işgalci düşmanlarla  “vatan aşkı ve din aşkına” ailece savaşarak koruduğu ve bizlere emanet ettiği bu toprakların kıymetini bilmek ve emanete hıyanet etmemiz gerektiğini hatırlamak için yürüyoruz.” diye özetledi.

Ayrıca 19 Eylül 2012 tarihinde kutlanan “Gaziler Günü Kutlama Programına” Yönetim Kurulu olarak iştirak edilmiştir.
* Ramazan ve Kurban bayramı münasebetiyle; Çankırı Valiliğince düzenlenen Bayramlaşma merasimine Türk Ocağı Yönetimi de katılmıştır.
* Bütün yurtta olduğu gibi Cumhuriyetimizin kuruluşunun 90. Yıl dönümü; 28 Ekim ve 29 Ekim 2013 tarihinde Çankırı Anıt Alanı ve Atatürk Stadyumunda düzenlenen törenlerle ve büyük bir katılımla, coşkulu bir şekilde kutlanmıştır.
Çankırı Türk Ocağı Yönetim Kurulu olarak, “Ocakbaşı Sohbetleri” 2013 Yılının Kasım ayından, 2014 yılının 6 Haziran Cuma gününe kadar planlı bir şekilde yapılması kararlaştırılmıştır.
Ocak Başı sohbetleri 15 günde bir Cuma günleri ilimizdeki değişik salonlarda gerçekleştirecektir.

Kasım Ayı Sohbetleri
Ziya Gökalp
Konuşmacı:Hars Heyeti Başkanı Edebiyat Öğretmeni Fikri DEMİROK
Programa Sivil Toplum kuruluşlarının temsilcileri, üniversite öğrencileri, Akademisyenler katıldı.
Konuşmasına Ziya Gökalp in Biyografisiyle başlayan DEMİROK Türk milliyetçiliğinin Irkçılık olmadığına değindi, GÖKALP İN Türk milleti için yerinin öneminden bahs ederek Konuşmalarına devam etti .Konuşma sonrası Üniversiteli gençlerin sorularının yanıtlayan Demirok Programa devam ettiler. program sonrası Şube başkanı tarafından Teşekkür Belgesi Taktim edildi.

Ulu önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün vefatının 75. yıldönümü nedeniyle ilimizde düzenlenen Anma Programına Türk Ocağı Yönetimince iştirak edilmiştir.

Millet RuhuTürk Ocakları Çankırı Şubesi tarafından gerçekleştirilen 'Ocak sohbetleri'nin ikincisi gerçekleştirildi. Alparslan'dan Fatih'e  Fetih Şuuru konulu konferans Rehberlik ve Araştırma Merkezinde yapıldı. Çankırı Karatekin Üniversitesi Hocalarından Yrd. Doç.Dr. Reha Yılmaz ve Yrd. Doç. Dr. Galip Çağ tarafından gerçekleştirildi.

"Eski kıtanın tamamına yakın bir bölümüne ayak basmış bir kültürün ve medeniyetin bunu nasıl başardığının üzerinde durmalıyız" diyerek konuşmasına başlayan Yrd. Doç. Dr. Reha Yılmaz, "Dünya tarihine bol kahraman yetiştiren ve bu konuda damga vuran bir neslin torunlarıyız. Fatih ve Fetih kavramlarını bu manada çok iyi bilmek gerekir. Geçmiş dönemlerde 'Osmancık' diye bir dizi vardı. O dizi beni gerçekten çok etkilemişti. Şeyh Edebali'nin öğütleri gerçekten fetih ve fatih ruhunu yansıtıyor" dedi.

İslam Devlet Felsefesi
Türk Ocakları Çankırı Şubesi  Ocak Sohbetlerinde Bu Hafta Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. İbrahim Maraş ‘’İslam Devlet Felsefesi’’ Konulu Ocak Sohbeti  Programı  Gerçekleştirdi 29 Kasım 2013 Saat 18.00 Çankırı Rehberlik Araştırmalar Merkezi  Salonunda Gerçekleştirildi .
Çankırı Türk Ocağı, Yönetim Kurulunca, resmi toplantı ve törenlerde,   (Atatürk’ün; 23 Ağustos 1935 tarihinde Çankırı’ ya gelişinin 78. Yıldönümü ve 30 Ağustos Zafer Bayramının 91. Yıldönümü kutlama programlarında) temsil edilmiştir.
* Çankırı Türk Ocağı üyelerinin düğün merasimlerine de Türk Ocağı Yönetimi olarak katılınmış ve üyelerimiz arasında dayanışmanın artırılması için özen gösterilmiştir.
* Çankırı Türk Ocağı olarak “Aylık Bülten” çıkarılma işi; Emekli Edebiyat öğretmeni ve aynı zamanda Türk Ocağımızın Hars Heyeti Başkanı ve Yönetim Kurulu üyesi Sayın Fikri DEMİROK beyefendinin gayretleriyle başlamış ve aksatılmadan çıkarılmasına devam edilmiştir. Halen Çankırı Karatekin Üniversitesi ile işbirliği içerisinde çıkarılmaya devam edilmekte ve geniş kitlelere ulaşılması için çalışmalar sürdürülmektedir.  
* İlimizde kurulan Çankırı Karatekin Üniversitesi ile Çankırı Türk Ocağı olarak ilişkilerin olumlu bir şekilde devam ettirilmesine özen gösterilmektedir.
* Türk Yurdu Dergisinin 40 kişilik abone işlemi de devam ettirilmektedir.
* Türk Ocakları Genel Merkezince yayınlanan bildiri ve demeçlerin Çankırı da yayımlanan mahalli gazetelere de müracaat edilerek, yayımlanması yolu izlenmiştir.
* İlçelerimize de ziyaretler planlanmış olup, gönül bağı olan Türk Milliyetçileri ile istişarelerde bulunularak ve karşılıklı sevgi ve kardeşlik duygularının geliştirilmesi ve pekiştirilmesi için çalışmalara devam edilmektedir.
* Türk Kültürüne hizmet eden kamu kurum kuruluş ve derneklerle işbirliğinin geliştirilmesi için çalışmalar yapılmaktadır.
* Çankırı Karatekin Üniversitesi ile Çankırı Türk Ocağı Yönetimi olarak olumlu ve yapıcı ilişkiler kurularak, çalışmalarımızın yaygınlaştırılması ve geleceğimizin teminatı gençlere yönelik faaliyetlerde bulunulması ana hedefimizdir.
Bu bağlamda Çankırı Karatekin Üniversitesi bünyesinde faaliyet gösteren ÇAVSAM  (Çankırı Karatekin Üniversitesi Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi) Müdürlüğü ile ortaklaşa konferans, panel ve benzeri etkinliklerin yapılması kararlaştırılmıştır.
* İlimizde metfun bulunan Türk büyükleri ve manevi şahsiyetlerin tanıtılması amacıyla, kamera ile mezarları ve civarı çekim yapılarak, hayatlarının kayıt altına alınması için Çankırı Türk Ocağı Hars Heyeti Başkanımız eğitimci-yazar Sayın Fikri DEMİROK ‘a Türk Ocağı Şubesi olarak her türlü maddi ve manevi desteği vermeyi taahhüt ettik. İnşallah yakında bu çalışmamıza başlanılarak, geçmişimizin gelecek nesillerimize aktarılmasıyla ilgili kültürel çalışmalara başlanılacaktır. 
* Üyelerimiz arasında sosyal yardımlaşma ve dayanışmaya da önem ve özen göstererek, birlik ve beraberliğimizi geliştirme ve pekiştirme konusunda çalışmalarımız devam edecektir. Ayrıca, ilimize Irak (Kerkük ve civarı) ve İran’dan gelen Türk soydaşlarımızın da bazı temel ihtiyaçlarının karşılanmasına ve her konuda rehberlik yapılarak, hayatlarını ilimizde devam ettirebilmeleri için yardımcı olunmaktadır.
* İstiklal Marşımızın yazarı Mili Şairimiz M. Akif ERSOY‘u 20 Aralık 2013 tarihinde (Vefatı 27 Aralık) ölüm yıldönümünde Anma Programı çerçevesinde, merhumun İstiklal Savaşı yıllarında Çankırı Ulu Camide halka hitaben yaptığı konuşma metni de; Çankırı’ nın genel görünümü, ulu camii ve rahmetli Mehmet Akif ERSOY’un resimleri de yer alacak şekilde dizayn edilerek, ücretsiz olarak bastırılıp, çoğaltılarak dağıtımı yapılacaktır.

Öneriler:

Çankırı Türk Ocağı olarak gençlerimize  yönelik Aylık vb Dergi çıkarılması ve bu dergide gençlerin fikirleri, görüş ve önerilerini içeren yazı, şiir, makale, araştırma ve benzeri çalışmalarına yer verilmesi. Ülkemizde Etnik yapılardan doğacak sıkıntılara sebebiyet vermeden veya oluşan sorunların çözümü ve ortadan kaldırılması amacıyla ; Birleştirici unsur olarak Türk Ocaklarının Kucaklayıcı faaliyetler yapması gerekmektedir. Dinimizin emri de bunu gerektirmektedir. Örneğin, HZ Mevlana’nın Felsefesine Uygun ‘’Kim Olursan Ol gel’’ anlayışıyla Türk, Kürt ve hangi etnik kökenden olursa olsun vatandaşlarımızın bir araya gelmelerini sağlayacak geniş katılımlı sohbet, konferans, panel vb çalışmaların yapılması El ilanları şekline broşürler hazırlanarak vatandaşlara dağıtılmalı. Söz konusu broşürde ‘’hepimiz kardeşiz’’ vurgusu yapılmalı  vatan, bayrak ve Dini inançlara saygı ön planda tutulmalı Hacı Bektaşi veli hz ‘’Bir Olalım İri Olalım Diri Olalım ‘’ ifadesi gereği bizlerinde birlik ve beraberliğe önem vererek Kamu spotu şeklinde hazırlanacak programlarla özel ve resmi tv kanallarında yayımlanmasının sağlanması, Tarihimize ve kültürümüze mal olmuş şahsiyetlerin hayatlarının ve eserlerinin ana muhtevasını içeren tanıtıcı film ve benzeri çalışmaların (Tiyatro Gösteri gibi) yapılarak görsel yayın kuruluşları ve basında yer almasının sağlanması

Ulu önder M. Kemal Atatürk’ün dediği gibi, “Ne mutlu Türküm diyene…” diyerek sözlerimi noktalıyorum.
Selam, sevgi ve saygılar sunarım.

14.12.2013
Ali HARMANCI
Şube Başkanı

Bu yazi 40 defa okundu.

 

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi