“21.Yüzyılda Eğitimde Stratejil Arayışlar ve Maarif Davamız” konulu toplantının açılışında Ocak Başkanımız Prof. Dr. Nedim ÜNAL “Rahmetli Mümtaz Turhan’ Bugün hemen hepimiz maarifimizden şikayetçiyiz orta mekteplerin fena olduğunu,liselerin iyi olmadığını söylüyor;yüksek tahsil’den çıkanların bizi tatmin etmediğini ve işsiz kaldıklarını görüyor ve üzülüyoruz ‘Bu satırların üzerinden yaklaşık 70 sene geçti ne yazık ki bu tablo da çok değişme meydana gelmedi! Üniversite sayısı 2 den 190 lara ,üniversiteler de okuyan öğrenci sayısı neredeyse 3 milyona,okuma yazma bilenlerin %90’a ulaşması rakamlar açısından şüphesiz sevindirici,ancak genel öğrenim kalitesi ve mezunların kalitesi itibariyle hüzün vericidir.

 Fabrika,baraj,köprü,hastane,silolar yapmada,akıllı tahta,ve tablet uygulamalarında,dersliklerin arttırılmasında başarılı oluyor ki şüphesiz bunlar önemli ve takdire değerdir.Ne var ki bunları ellerine teslim edeceğimiz nesillerin nasıl bir hedef ve gaye için hangi idealle, hangi değerlere ,donanımlara sahip olmaları gerektiği konusunda başarılı olamıyoruz.Kağıt üzerinde eğitimin felsefe ve gayesini iyi yazıyor ne var ki uygulamada bu çocuklarımıza kazandıramıyoruz.Bunun sonucunda da Okumayan,düşünmeyen,iki paragraflık bir metni doğru dürüst kaleme alamayan nesiller ortaya çıkıyor.En zeki öğrencilerin okuması gereken temel bilimler bölümlerine 2 soru yapan öğrenciler girmekte ,hatta bu bölümlerin bir kısmı hiç tercih edilmemek te .Medeni ve modern bir toplum ancak,bilimle,bilim zihniyetine sahip değerlerini içselleştirmiş nesillerle bir yere gidebilir ne var ki biz ne bilim zihniyetinin kazandırılmasında,ne de yavrularımızın değerleriyle buluşturması noktasında başarılı olamıyoruz. 

Eğitimi yönetenler ve bunun içinde vazife alan hepimiz çok iyi bilmeliyiz ki;Maddi kalkınmadan daha önemlisi,insanı kalkındırmak;onu ruhunu ve kafasını değerleriyle barışık,hedefleri,gayeleri olan,yaşadığı çağın ne olduğunun idraki olan insan haline getirmek, olmalı.Bu yapılmadığı takdirde yapılan ve yapılacak olan hiç bir şeyin sonuç vermesi mümkün değildir.Buradan hareketle:

I-Her şeyin temelinin eğitim ve kültür olduğu birinci planda tutulmalı

II-Her şeyden önce mutlaka bir eğitim felsefesi olmalı,çocuklarımız hedef ve prensipleri bilmeli,bunlar kağıt ve kitaplardan,süslü sözlerden çıkarılıp çocuklarımızın ruhuna işletilmeli.

III-Kesinlikle başarısız olduğumuz öğretmen yetiştirme mekanizmalarımız yeniden gözden geçirilmeli,kendisiyle ve değerleriyle barışık,eğitimi ülkü haline getiren “İdealist” öğretmenler yetiştirmeye ağırlık verilmeli.

IV-İşin derslik sayısını arttırmakla, akıllı tahta uygulamasıyla,tablet dağıtmakla, kalitesiz,yaygın okuma-yazma yarışlarıyla değil,eğitimle çocuklara verilecek “Milli ve manevi ruhla” değerleriyle barışmakla olacağına inanılmalı Değilse daha çok evladlarımız,Okul ile dersane artasında test ile tost olmaya,okumayan-düşünmeyen,meramını anlatamayan insanlar olmaya devam eder.”dedi ve toplantıya geçildi.Toplantının sonunda ekli “SONUÇ BİLDİRGESİ ” yayınlandı.

fotograflar içim:http://www.facebook.com/media/set/?set=a.10151217976639081.470573.375432689080&type=1

PAYLAŞ