ÖNKUZU’NUN ŞEHADETİ VE RAHŞAN AFFI…..!!!51 yıl sonra Şehit Önkuzu’yu bir kere daha rahmetle, minnetle yâd ederken, onun her kesin gözü önünde caniler tarafından insanlık Dışı, vahşiyane katledilişini ve sonrasını bir kere daha gözler önüne seriyoruz:Dursun Önkuzu’yu katledenlerden Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi Ali Başpınar’ın mahkeme kayıtlarında yer alan kendi beyanlarına göre; olay şöyle gelişir:“20 Kasım 1970 tarihinde Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu öğrencisi Dursun Önkuzu’yu önce kaçırarak hapsetmişler, sonra bilahare feci şekilde dövmüşlerdir.Bununla da yetinmeyen sanıklar, bir bıçakla Dursun Önkuzu’nun bilek damarlarını kesmişler, ağzına lastik hortum takarak pompayla şişirmek suretiyle vahşiyane bir şekilde öldürüp 3. kattaki odanın penceresinden atmışlardır.”İşte böyle katledilmiştir Önkuzu!..Peki, “Önkuzu’yu katledenlere” ne oldu, nasıl bir ceza aldılar?Davaya bakan mahkemenin Başkanı: Tuğgeneral Ali Elverdi ( aynı zamanda DEV-GENÇ davasının da Başkanı)Dâvânın savcısı ise Hâkim Hava Kıdemli Yüzbaşı Askeri Savcı Ali Hüner.Yargılama, DEV-GENÇ davası ile birleştirilmiş!..Askeri Savcı Ali Hüner, hukuk tarihine geçecek mütalaasında şöyle demiş:“Dursun Önkuzu’yu sorguya çekip tehdit eden sanıklar, polisin gelmesiyle telaşa kapılmışlar, gerek yapılan hazırlık tahkikatında, gerekse son tahkikatta dinlenen tanık beyanlarından kat’i olarak Önkuzu’nun sanıklar tarafından pencereden atıldığı yolunda bir beyanda bulunulmamış, sadece maktulün pencereden düşerken ve düştükten sonra görüldüğü tanıklarca beyan edilmiştir.Maktulün sanıklarca pencereden atıldığını gören ya da beyan eden her hangi bir şahit yoktur.Dursun Önkuzu, sanıklar tarafından pencereden atılarak mı öldürülmüştür, yoksa Dursun Önkuzu kendisini pencereden mi atmıştır?..Bu iki husus yapılan bütün tahkikatlar boyunca açıklığa ve aydınlığa kavuşturulamamıştır. Soruşturmada Önkuzu’nun sanıklarca pencereden atılarak öldürüldüğüne dair kesin, mukni bir delile rastlanılmamış olması nedeniyle sanıklara isnat edilen Dursun Önkuzu’yu öldürme fiili tekevvün ve teşekkül etmemiştir.”Rezalete bakar mısınız?..Sanıklardan Ali Başpınar, gerçeği resmen ve alenen “itiraf” edip, “işkence”leri ve “pencereden atma” olayını anlatıyor ama Savcı Bey, “tanık yok, delil yok” diyor!..“İşte böyle bir yargılama” sonunda, mahkemenin verdiği cezalar şöyle:M. Ali Kabakoğlu’na 20 yıl,Adnan Altıparmak’a 20 yıl,Sabri Uyar’a 20 yıl,Mehmet Özdemir’e 20 yıl,Sabri Uçar’a 8 yıl, 4 ay,Şefik Şenel’e 13 yıl, 4 ay,Akif Atasayar’a 13 yıl 4 ay,Cem Uyar’a 12 yıl,Ali Başpınar’a 10 yıl,Fikri Aytan’a 10 yıl,Feridun Tamirer’e 12 yıl!..“GENEL AF”TAN YIRTTILAR!Hemen söyleyelim;Bu “cani”lerin hiçbiri, verilen ceza kadar yatmadı hapiste… Çünkü, “mahkûmiyet”lerinden kısa bir süre sonra, yani Mayıs 1974’te “genel af” çıktı yani O zamanlar bilinen adıyla “RAHŞAN AFFI” sonucu hepsi de yırttı!..ve tahliye oldular. Yani topu topu 2 yıl yatmadılar!Düşünebiliyor musunuz;Dursun Önkuzu’ya önce “işkence” ediyorlar, sonra “bisiklet pompası” ile “ciğerlerine hava basıyorlar” ama, bu “cani”lere verilen ceza, “en fazla 20 yıl” oluyor, o cezayı çekmeden de yırtıyorlar!..Çünkü, “genel af” çıkıyor!..ÖNKUZU’NUN “İMDAT” ÇIĞLIĞI!O günlerde var olan “Yeniden mücadele Birliği” gençlik örgütünün yayınlamakta olduğu etkili dergilerinden “Yeniden Millî Mücadele dergisi”, cinayetten bir hafta sonra, yani 1 Aralık 1970’de; “Masonların koltuğunda komünistler şımarıyor” başlıklı “2 sayfalık” yazıda, “cinayetin ayrıntıları”nı anlatmış…Yazının bir yerinde deniliyor ki;“Erkek Teknik Yüksek Öğretmen Okulu Yurdu son yılların en vahşi cinayetine sahne oluyordu. Sırtlanları bile tiksindirecek tarzda iki gün iki gece devam eden işkenceler artık son raddesine gelmişti.Dursun Önkuzu akıbetinden habersiz son defa haykırıyordu:“İmdaaat!”Ama nafile… Feryadına kulak verecek hiç kimse yoktu yurtta.Biraz sonra birtakım ayak seslerinin geldiğini işitti. Ancak çok geçmemişti ki ikinci bir feryat kapladı ortalığı.Bitişikteki odadan gelen bu ses Hasan Gürül adlı bir başka milliyetçi gencin sesiydi. Ve arkadaşının feryadına ancak feryatla mukabele ediyordu.”HASAN GÜRÜL’E DE İŞKENCEYine dergideki yazıdan öğreniyoruz ki;Hasan Gürül de “işkence” görmüş!..“Kırık bir balta sapı” ile dizkapağına vurulmuş, ayağını hissetmez olmuş…Acıdan kıvranırken, kapıda beliren ince ve uzun boylu Sabri Uyar isimli “solcu işkenceci”yi görmüş…Sabri Uyar, pis pis sırıtarak, şunu söylemiş Hasan Gürül’e;“Dursun’un işi bitti!.. Sıra sende!”Hasan, sonradan öğrenecektir ki;Dursun’a işkence etmekle yetinmeyen bu caniler, onu “11 metre yüksekliğindeki pencere”den beton zemin üzerine atmışlardır!..Evet; “Sıra Hasan Gürül’de”dir!..Ne var ki; polis, son anda yetişip, Hasan’ı, “cani”lerin elinden kurtarır!..İKİ DOKTORUN RAPORU!Olaydan hemen sonra DDY Hastanesi’ne kaldırılan Dursun Önkuzu’yu muayene eden Op. Dr. Coşkun Ergür ve Op. Dr. İlhan Bumin’in raporu, yapılan “insanlık dışı işkence”yi gözler önüne sermektedir:“Hastanın ayak tabanı ile vücudunun muhtelif yerlerindeki darplardan başka; sol bacak, kol ve kaburga kemiklerinin üçünün kırıldığı, kafatası ve çene kemiklerinin dağıldığı tesbit edilmiş, ayrıca akciğerinde devamlı kanama ve kafa travması geçirdiği görülmüştür!”Bu “hastane raporu”na rağmen, “Önkuzu’nun katilleri”ne verilen en ağır ceza “20 yıl”dır, iyi mi?!?..Kaldı ki; “işkence aletleri” de bulunmuş ve kayıtlara şöyle geçmiştir:“Makas, demir kazık, plastik hortum boru, tuzlu su, kerpeten, şiş, kolonya ve işkence kitabı!”PENCEREDEN ATAN KİM?Dergi, şöyle devam ediyor yazıya;“Ne gariptir ki, olaydan hemen sonra birinci katın arka penceresini kırıp kaçan caniler, bugün, polisin önünde volta atmaktadırlar!”Pencereyi kırıp kaçan “cani”lerden bir kısmı daha sonra yakalandı, “komik bir yargılama” sonunda mahkûm olup, “genel af”la hapisten çıktılar çıkmasına da; “polisin önünde volta atanlar” arasında, acaba “daha başka kimler” vardı?!?..Meselâ, “Dursun Önkuzu’yu pencereden atan” şahıs kimdi?.. Yakalandı mı, yargılandı mı, hapse atıldı mı?..Bu canalıcı soruya;Maalesef; hayır!!!Zira, onun adı listede yok!..Çünkü, o şahıs, bu suçunu 1984 yılında bir “öğretmen arkadaşı”na anlatıp; “Dursun Önkuzu’yu pencereden ben attım” demesine rağmen; ne “yakalananlar” arasında var ismi, ne de “yargılananlar” arasında!..Daha sonra “Zara İHL’de Fizik öğretmenliği” yapan İ.E. adlı bu şahıs, şu anda elini-kolunu sallaya sallaya dolaşmaktadır!.Bu “cani”nin “kim” olduğunu, şu an “nerede” yaşadığını bilenler biliyor… Ama, yapılacak bir şey var mı, onu bilmeyiz…..!