Kahramanmaraş Şubesi Faaliyet Haberi

Kahramanmaraş Şubesi Faaliyet Haberi OĞLUNUN AĞZINDAN MARAŞ MİLLÎ MÜCADELESİNİN KAHRAMANI ARSLAN BEY

Kahramanmaraş Türk Ocağı, “12 Şubat Kurtuluş Haftası” münasebetiyle 9 Şubat 2014 akşamı düzenlediği toplantıda, Maraş Millî Mücadelesinin Kahramanlarından Babası Arslanbey’i anlatmak üzere Oğlu Mahmut Toğuz’u konuk etti.
Gerek “İNSAN OLARAK ARSLANBEY” başlıklı konuşmasında, gerekse ardından sorulan sorulara verdiği cevaplarda babasının kimliği ve kişiliği yanında, Müslüman Kafkas kavimlerinin Ruslar karşısındaki direnişlerinin kırılmasıyla birlikte 1860’larda uğradıkları sürgün ve kıyımları, Osmanlı’nın kucak açmasıyla Anadolu’ya gelişlerini ve buradaki hayatlarını - ilginç hikâyeler örgüsüyle - anlattı.
Toplantıya katılan Üniversitemiz Tarih Bölümü Hocalarıyla şehrin kültür adamları da konu çerçevesinde önemli katkılarda bulundular.
Türk Ocağı yetkilileri, Türk milliyetçiliğinin kültür milliyetçiliği olduğunu ve Kafkas Kavimlerinin Anadolu Türklüğü ile kaynaşarak, onun dili ve değerleriyle hemhal olarak bu milletin aslî paçası hâline geldiğini,  Arslan Bey’in kahramanlık nişanesi hayatını bir de bu anlamda okumak gerektiğini belirttiler.
Mahmut Toğuz, sorulan son bir soruya verdiği cevapta ise,  Arslan Bey’in kendilerinin iftihar ettikleri babaları olmasının ötesinde Millî Mücadelesinin Kahramanı olarak  Maraş halkının onu bağrına bastığını ve bu şehrin ona gereken vefayı hep gösterdiğini söyleyerek teşekkür etti.
Mahmut Bey’in’in dikkate değer konuşma metnini aşağıda sunuyoruz:

İNSAN OLARAK ARSLANBEY
Mahmut TOĞUZ
(E. Ziraat Yük. Müh.)

Kahramanlar, bir mücadeleyi sonuna kadar başarı ile götürecek ve bunu insanî özelliklerinden ve insanî zarafetlerinden taviz vermeden yapacak insanlardır. Allah tarafından dünyaya belli bir amaçla gönderilirler. Bu yüzden hayatları Allah’ın onlar için uygun gördüğü yazgıyı izleyecek şekilde ilerler. Sürecekleri hayatı onlar seçmemiştir. Ruhları, kişilik özellikleri ve yetenekleri yaşamaları gereken hayata, vermeleri gereken mücadeleye uygun şekilde Allah tarafından daha doğumları sırasında belirlenmiştir.

Arslanbey’in en önemli kişilik özellikleri sadakat duygusu,  iman ve inanç sahibi olması, cesareti, korkusuzluğu, mücadeleci ruhu, kararlılığı, alçak gönüllüğü, prensip sahibi olması, ilkelerine olan katı bağlılığı ve adalet duygusudur.  Bunun yanında fiziksel ve zihinsel açıdan onu bir savaş ve halk kahramanı yapacak her çeşit yetenek ile donatılmıştır. Askerî zekâsı, liderlik özellikleri ve disiplin duygusu son derece gelişmiştir.

Ama Arslanbey’in en önemli ve ayırt edeci özelliği tavizsizliği, ilke ve prensiplerine bağlılığı ve hizmet ettiği amacı her zaman her şeyin üzerinde tutmuş olmasıdır. Bu yüzden insan olarak Arslanbey’i, onu bir savaş kahramanı ve lideri yapan özelliklerinden bağımsız olarak değerlendirmek ya da anlatmak nerede ise olanaksızıdır.

1918 yılında Mondros Mütarekesinin imzalanmasının ardından görev yaptığı Trablusşam polis kadrosundaki görevinden istifa etmiştir. Onu bu kararından vazgeçirmek isteyen ve bunun karşılığında da yüklüce altın teklif eden Arap Şeyhlerine, “doğduğum şehir düşman işgalindeyken burada duramam” diyerek cevap vermiştir. Trende birlikte seyahat ettiği ve Maraş’a değil Ankara’ya gitmesi gerektiğini belirten önemli şahsiyetlere verdiği cevap da aynıdır. Maraş işgal altındayken Ankara’ya gitmeyecektir. Arslanbey için doğduğu şehrin kurtuluşu, açıkça ona sağlanabilecek maddi olanakların ya da statünün üstünde ve çok ötesinde bir değere sahiptir.

Bu uğurda başkalarına çok ağır görünebilecek bedeller ödemiş, hiç de kolay olmayan bir hayat sürmüş ise de, aynı sayede Maraş halkının millî mücadele kahramanı olabildiği de bir gerçektir.

Bir Kuvay-i Milliye lideri olmakla birlikte Terakki Perver Parti  içerisinde yer almıştır. İzmir suikasti sonucu, bu süikasti Terakki Perver Partililerin yaptırdığı sonucuna varılarak tüm parti ileri gelenleri İstiklal Mahkemelerinde yargılanmıştır. Arslanbey de İstiklal Mahkemesi’nde yargılanmış ancak beraat etmiştir. Beraat kararında Mustafa Kemal’in “Arslanbey gibi bir insanı yargılamamanız gerekir” diyen telgrafı da etkili olmuştur. Ancak daha sonraki on beş yıl göz hapsi cezası almaktan kurtulamamıştır. Bunda etmen ise görev yaptığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden izinsiz ayrılması, Yozgat ve Uzunyayla halkının kendisini büyük bir coşku ile karşılayıp misafir etmeleridir. Daha sonra çıkarılan varlık vergisine Arslanbey özellikle dâhil edilmiştir. Arslanbey bu vergiyi ödeyebilecek durumda değildir. Ödeyemediğini söylediğinde kendisine Aşkale’de demir yolarında ray döşemek sureti ile ödeyebileceği söylenmiştir. Arslanbey mallarının bir kısmını çok ucuz fiyatlara satarak bu ödemeyi yapmıştır.

Arslanbey verdiği tüm hizmetlerin karşılığında, anlaşılacağı üzere takdir görmemiş, aksine İstiklal Mahkemesi’nde yargılanmış, göz hapsinde tutulmuş ve varlık vergisine maruz bırakılmıştır.  Ancak onu bir savaş kahramanı yapan kişilik özellikleri yaşam mücadelesinde de bir kahraman yapmış ve o karşısına çıkan tüm zorlukları olgunlukla göğüsleyerek, yaşamını onurlu bir şekilde sürdürmüş ve haysiyetli bir şekilde bu dünyadan ayrılmıştır.

Bağımsızlık savaşında da, onurlu bir hayat sürmek konusundaki savaşında da Arslanbey’i başarılı yapanın onun insanî özellikleri olduğu açıktır. O insanî özellikler, bizzat kendisini Maraş halkının kahramanı yapan özelliklerdir. Arslanbey, ne kadar zor bir hayat sürmüş olursa olsun, bugün Maraş halkının her bir bireyinin ona duyduğu olağanüstü saygı, onun ne derece doğru bir hayat sürdüğünün en açık kanıtıdır. Neresinden bakılırsa bakılsın onun hayatı bu yüzden tekâmüle ermiş bir hayattır.

Arslanbey, bir an için onu kendisi yapan insanî özelliklerinden taviz vermiş olsa çok daha kolay bir hayat sürebilecek, ancak bugün adı aynı saygı ile anılmayacaktı. O bunu seçmemiştir. Bu konuşmamın daha en başında belirttiğim üzere, o bunu seçebilecek bir ruh ve kişilik değildir. Dünyaya Maraş halkına ve Türk Halkının Bağımsızlık Mücadelesi’ne hizmet için gelmiş, hayatının amacını tamamlamış, bu uğurda her zorluğa haysiyetle göğüs germiş ve aynı sayede doğduğu şehrin kahramanı olarak hayattan ayrılmıştır.

O zaman insan olarak Arslanbey’i, hayata gelme amacını tamamlamış bir kahraman olarak özetlemek en doğrusudur. İnsan olarak Arslanbey, Allah’ın onu dünyaya gönderme amacını yerine getirmeyi başarmış, hayatını bütünlüğe erdirmiş, iman sahibi bir kul ve tekâmüle ermiş bir ruhtur.

Önemli ya da önemsiz bir hayat yoktur. Her hayat önemli ve her hayat başlı başına ve sonsuzca değerlidir.  Allah’ın bize nasip ettiği benliğin olanak verdiği hayatı haysiyetle, belli ilke ve prensipler ışığında yaşamak ve tamamlamak ise kahramanlıktır. Bu yüzden Allah’tan dileğim, her birimize dünyada geçen süremizi haysiyetli bir şekilde tamama erdirecek ruh açıklığı ve kudretini nasip eylemesidir.

Beni dinlediğiniz için teşekkür ederim.

Bu yazi 6 defa okundu.

 

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: “Rumeli, Kafkasya ve Kırım’dan Eskişehir’e Yapılan Göçler”
Konuşmacı: Dr. Engin Kırlı
Tarih: 2 Kasım 2017
Saat: 20:00
Yer: Sivrioğlu Konağı (Dede Mah.Sivrioğlu Sok. No:2 / Odunpazarı

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi