KIRIM MİLLÎ MARŞI’NDA VATAN

Kırım Millî marşı, diğer Türk Yurtlarının marşı gibi her Türk insanının dinlerken kendinden mutlaka izler bulduğu dizelerden ve ezgilerden meydana gelmiştir. Onun mısraları bizlere bir halkın acısını kederini anlatır, Türklerin farklı Yurtlarda yaşasalar da benzer tarihini fısıldar. Fatih millet iken, Mazlum millet olan Türkleri Dünyanın her yerinde önce Millî Marşlarından tanırsınız. Kuzey Türklüğünün, Kimmerler, İskitler, Hunlar, Kıpçaklar, Büyük Altın Ordu’dan Kırım Sürgününe kadar destan ve acıları iç içedir. Mehmet Akif üç kıtaya hükmeden bir Cihan Devletinden Anadolu’ya sıkışmış Osmanlı Türklerinin Türkiye’yi yaşatma çabaları sırasında Taceddin Dergâhı’nın duvarlarına kazıyarak yazdığı “İstiklâl Marşımızın” dizelerinde diyordu ki: “Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak/ Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.” “Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım./ Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!” “Garb'ın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar; Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, ''Medeniyet!'' dediğin tek dişi kalmış canavar?” “Arkadaş! Yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.” “Ruhumun senden İlahi şudur ancak emeli: Değmesin ma'bedimin göğsüne na-mahrem eli; Bu ezanlar -- ki şehadetleri dinin temeli -- Ebedi, yurdumun üstünde benim inlemeli.” “Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal! “Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlal: Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet; Hakkıdır, Hakk'a tapan, milletimin istiklal.”

Türkiye Cumhuriyeti İstiklal Marşı “12 Mart 1921’de henüz Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan, bağımsızlık elde edilmeden, uluslararası camiada tanınmadan Meclis’de ayakta ağlayarak okunuyor ve Bağımsızlığa kavuşacağımıza yürekten iman ediliyordu. Hasan Basri (Çantay) ın Meclise “İstiklâl Marşı”nın kabulü” için verdiği önerge’yi ve gelişmeleri TBMM zabıtlarından takip edelim: 

“Yüce Başkanlığa,
Bütün Meclis'in ve halkın beğenisini çeken Mehmed Âkif Beyefendinin şiirinin tercihen kabulünü teklif ederim. 12 Mart 1921
Karesi Mebusu Hasan Basri
Basri Bey'in takririni kabul buyuranlar lütfen el kaldırsın. Kabul edildi efendim.

Refik Şevket Bey (Saruhan = Manisa)- Mehmed Âkif Beyin aleyhinde bulunanlar da ellerini kaldırsın ki ona göre muhaliflerin sayısı anlaşılsın.

Başkan Dr. Adnan Bey- Bu önergeyi kabul edenler, yani Mehmed Akif Beyefendi tarafından yazılan marşın, İstiklal Marşı olmak üzere tanınmasını kabul edenler lütfen el kaldırsın. Büyük çoğunlukla kabul edildi.

Mufid Efendi (Kırşehir)- Başkan Bey, yalnız bir şey arz edeceğim. Hamdullah Suphi Beyin bu marşı, bu kürsüden bir daha okumasını rica ediyorum.

Refik Bey (Konya)- Milletin ruhuna tercüman olan işbu İstiklal Marşı'nın ayakta okunmasını teklif ediyorum.
Başkan Dr. Adnan Bey- İzin veriniz efendim. Sayın kurul bu marşı kabul ettiğinden elbette resmî İstiklal Marşı olarak tanınmıştır. Bundan dolayı ayakta dinlememiz gerekir. Buyurunuz efendiler.[1]
Hamdullah Suphi Bey, kürsüye gelir. İstiklal Marşı'nı büyük bir heyecanla bir daha okur. Millî Mücadelenin ruhunu çok iyi ifade eden bu marşı, bir Millî marş olarak, resmî marş olarak ilk defa bütün milletvekilleri ayakta dinlemişlerdir. Bu sırada saat 17.45'i göstermektedir, günlerden Cumartesi, tarih ise 12 Mart 1921'dir.”[2]

Yıl 2014, 8. Martı 9 Marta bağlayan gece saat 01.12 Özel bir TV kanalında Rusya’nın Kırım’ı işgali konuşuluyor. Misafir “Kırım Millî Meclis Başkan yardımcısı; Arslan Ömer Kırımlı” “Ant Etmişim” Kırım Millî Marşı okunuyor, Kırım Millî Meclis Meclis Başkanı hariç sunucular ona eşlik etmiyor ve ayağa kalkmıyor. Bu durum top yekun seyircilerin dikkatini çekiyor. Kameraman düşünceli biri olmalı ki objektifi Meclis başkanına odaklıyor, oturanlar fazla görünmüyor. Seyircilerden gelen tepkilere karşı “ilk biz -Ant Etmişim- marşını yayınladık” “provake etmemek” “Kırım bağımsız değil”, “Kırım Marşının Uluslararası tanınırlığı yok” gibi bahaneler üretiliyor. O zaman sizlere sormazlar mı? Henüz Türkiye Cumhuriyeti resmen ilan edilmeden bizim “İstiklâl Marşımız” okundu, kabul edildi ve TBMM’de ayakta dinlendi. Gözyaşları içinde alkışlandı. Bizi yeryüzünde hiçbir devlet kabul etmiyordu, ettirmek istemiyordu. Biz Türkiye Türkleri TURAN coğrafyasının gelecekte bir gün bağımsızlığına inanmıyorsak, gelecek bize kapılarını açar mı? Allah’a şükür Kırım Türklerinin Mustafa Kırımoğlu gibi liderleri var; Türkiye Türkleri olarak bizlerin de Mustafa Kemal Atatürk gibi liderimiz vardı.

Siyasetçisinden, akademisyenine, İktidar partilerinden muhalefet partilerine kadar iç siyasetin seçimlerin hengamesine daldık gidiyoruz. Geleceğimize bu kadar kayıtsız kalamayız. Biz Türk Yurtlarının marşlarına ayağa kalkmaktan bile korkarsak yabancı uluslar, emperyalistler bizlere nasıl bakarlar. Üstelik o tarih program sunucuları “diplomat, siyasetçi” değil ki provokasyon olsun. Her şeyden çekinen bir Milletin mensupları büyük düşünemez, idealleri olamaz, belki tarihî malumatları olabilir Devlet erkanının temkinli davranışı ile aydınların davranışları aynı şekilde olmamalıdır. Sorumlu Türk Münevveri Türk Milletine yol açmalı gelecek nesillere mektup yazacak davranışlarda bulunmalıdır. Üstelik Kırım’a geri dönecek olan “Kırım Millî Meclis Başkan yardımcısı; Arslan Ömer Kırımlı” dır. O ayağa kalkıyor. Rus Emperyalizminden korkmuyor da, bizim Türkiyeli tarihçiler aman temkinli olalım diyor. Hatta e-mail gönderenlerin haklı tepkilerine sözde haklılıklarını savunuyorlar. Programlarını severek seyrettiğimiz bu iki tarihçimiz bir gün gelecektir ve AZİZ TÜRK MİLLETİNDEN özür dileyeceklerdir. Muhtemelen onlarda yaptıklarına pişmandırlar. 

EY YİĞİT KIRIM TÜRKLERİ GÜN GELECEK DÜNYA TÜRKLÜĞÜ HEP BİRLİKTE AYAĞA KALKACAKTIR. EL ELE YÜREK YÜREĞE, GÖNÜL GÖNÜLLE, MÜSTERİH OLUN CENAB-I ALLAH GAYRETLERİNİZİ ASLA ZAYİİ ETMEDİ VE ETMEYECEKTİR. 

“ALLAH SABREDENLERLE BERABERDİR.” (BAKARA/153.AYET)
إِنَّ اللّهَ مَعَ الصَّابِرِينَ
Ant Etmişim
(Yemin ettim)
Ant etkenmen milletimniñ yarasını sarmağa
(Yemin ettim milletimin yarasını sarmaya) 
Nasıl olsun eki qardaş birbirini körmesin?
(Nasıl olabilir iki kardeş bir birini görmesin.) 
Onlar içün ökünmesem, muğaymasam, yaşasam
(Onlar için eğer ağlamadan üzülmeden yaşarsam) 
Közlerimden aqqan yaşlar derya-deniz qan bolsun. 
(Gözlerimden akan yaşlar derya deniz gibi kan olsun.) 
Ant etkenmen şu qaranğı yurtqa şavle sepmege,
Yemin ettim şu karanlık yurda ışık saçmaya 
Nasıl bolsun bu zavallı qardaşlarım iñlesin?
(Bu kardaşlarımın inlemesine nasıl dayanırım) 
Bunu körüp buvsanmasam muğaymasam yanmasam
(Bunu görüp bunalmasam, zoruma gidip, yanmasam) 
Yuregimde qara qanlar qaynamasın, qurusun.
(Yüreğimde kara kanlar kaynamasın kurusun (öleyim) )
Ant etkenmen, söz bergenmen millet içün ölmege
(Yemin ettim söz verdim millet için ölmeye)
Bilip, körüp, milletimniñ köz yaşını silmege.
(Bilip görüp milletimin göz yaşını silmeye) 
Bilmey körmey, biñ yaşasam, qurultaylı han bolsam,
(Bilmeden görmeden binlerce yaşasam kurultaylı han olsam)
Kene bir kun mezarcılar kelir meni kömmege.
(Gene bir gün mezarcılar gelir beni gömmeye)

Bu marş, Kırım Tatar Millî kurultayı’nın 9 Aralık 1917 tarihinde Bahçesaray’da açılışında Cuma namazından sonra Millî marş olarak söylendi. Dizeleri, 1917 yılında Kırım Müslümanları Merkez İcra Komitesi Başkanlığı, Kırım Müftülüğü ve Kırım Demokratik Cumhuriyeti Başkanlığı görevlerini icra etmiş Numan Çelebi Cihan tarafından yazılmıştır. Çelebi Cihan 1918 yılında diğer Türk aydınları gibi Bolşeviklerce şehit edildi. Onun ve tüm şehitlerimizin ruhu şad olsun.
Rusların Vatan Kırım’ı işgaline Türkiye’de ilk tepkiyi gösteren, kamu oyunu harekete geçiren kuruluşlardan Eskişehir Türk Ocağı’na ve Eskişehir Kırım Türkleri Derneğine duyarlı halkımıza teşekkür ederiz. Allah biz bilan.(Allah bizimledir)

Prof. Dr. Hilmi ÖZDEN
9 Mart 2014


[1] Yaşar Çağbayır, Bayrak Mücadelemiz ve İstiklal Marşı, Ötüken Yayınevi, İstanbul, 2009, s.366.,TBMM Zabıt Ceridesi. 6. içtima, 12.III. 337 (1921) Cumartesi, c: 9, s. 85-90,

[2] Yaşar Çağbayır, a. g. e., s.366-367.

Diğer Köşe Yazıları

Perşembe Sohbetleri

Konu: Rus İhtilallerinden Sonra Türkiye-Kafkasya İlişkileri ve Türkiye’nin Kafkasya Politikası
Konuşmacı: Prof. Dr. Enis Şahin
Tarih: 3 Ocak 2018
Saat: 20:00
Yer: Türk Ocağı Binası

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Türk Birliğine Giden Altın Yol: Dil Birliği
Konuşmacı: Metehan Kaygı
Tarih: 11.12.2018
Saat: 20.00
Yer: Türk Ocağı Binası

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Türkçülüğün Tarihi Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi