Warning: ob_start(): output handler 'ob_gzhandler' conflicts with 'zlib output compression' in /home/esocakorg/public_html/inc.php(56) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code on line 17

Notice: ob_start(): failed to create buffer in /home/esocakorg/public_html/inc.php(56) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code(1) : eval()'d code on line 17
Sütteki Vatan

Sütteki Vatan

 

 

 Medeniyetimiz’ de terbiye idraki: çocuğun ana rahmine düşmesinden önce başlar. Onun helal gıda ile helal  süt ile beslenmesi hayırlı insan olmasının hazırlığıdır. Vatanına Milletine devletine, insanlığa ve tüm varlığa hayırlı olmak  ebeveynle başlar. Ebeveynini şu veya bu sebeple yitirmiş yahut onlardan uzak kalmış çocukları besleyip büyütmek yetim ve öksüz’e sahip çıkmak buyruğu, Cenab-ı Allah’ın (C.C) ve Güzeller güzeli Hz. Muhammed’in (O’na selam olsun) insanlara en büyük armağanıdır. Biz insanlar yavrularımızın mübarek dudaklarından tüm hücrelerine ulaşan ana sütünden bakraçlarımızdaki sütlere varana kadar sütteki vatanı, ondaki terbiyenin önemini idrak edebilseydik daha güzel bir Vatan’a ve dünyaya kavuşurduk.

Kur'an-ı Kerim de, Kasas suresinde, Firavun'a, bir kâhin İsrail oğullarından bir bebeğin doğacağını ve kendi hükümranlığına  son vereceğini söyler.  Bunun üzerine Firavun, doğacak bütün erkek çocukların öldürülmesini emreder. Erkek çocuklar öldürülürken, annesi Hz. Musa'ya (as) hamile kalır. Hz. Musa’yı doğurur. Hz.Musa’nın annesi şu ayeti ilham olarak alır: "Bunun içindir ki, Musa dünyaya gelince annesine şöyle ilham ettik. O’nu bir süre emzir. Şayet onun başına bir şey geleceğinden  endişe edersen, ırmağa bırak, hiç endişe etme, hiç üzülme, biz O'nu sana kavuşturacağız ve O'nu resullerden yapacağız." (Kasas, 7)   ayette görüldüğü üzere anneye  Allah'ın ilk emri, "O’nu bir süre emzir!" olmaktadır. Surenin bu âyetten önce ve sonra gelen âyetlerine baktığımızda âyetin ana vurgusu bebeği korumaktır.Emzirme işleminin  Hz. Musa’nın bağışıklık sistemini güçlendirmek gibi bir görevi olmakla birlikte annesinin sıcaklığını ve şefkatini bir yavrunun ilk terbiyesini annesinden aldığı da görülmektedir. İslam’da kendi annesinin sütü yetersiz olduğunda başka bir ana’dan süt emme yani süt annelik kavramı vardır. Bilindiği üzere Peygamber Efendimiz’de hem annesinin sütünün yetersizliği hem de Mekke’deki geleneklere göre bir süre Halime isminde bir süt anneye verilmiştir. Süt annelik; süt kardeşlik gibi bir durumu ortaya çıkarır ki, süt emzirmenin sadece ferdi değil toplumsal, ailevi boyutunu da gözler önüne serer. Süt kardeşi, insanın öz kardeşi gibidir.

            Süt sadece annelerimizden değil hayvanlarımızdan da yüzyıllardır bakraç bakraç sofralarımıza taşıdığımız damağımızdaki lezzettir, geleneğimizdeki terbiyedir. Bu lezzet ve terbiye, gözlerimizdeki ışık, bileğimizdeki güç, ayağımızdaki fer, zihnimizdeki düşünce olarak bizim kültürümüzün, vatan coğrafyasının ayrılmaz bir parçasıdır. Vatan toprağının yemyeşil meralarında otlayan hayvanlarımız bizlere kar gibi beyaz sütler verirler. Vatan yeşilliğinin kırmızı kana sonra beyaza dönüştüğü hayvancıkların memelerini kızlarımız analarımız mübarek parmakları ile sağarlar. (Tabii günümüzde çoğunlukla fabrikasyon usulu otomatik sağım makinaları bu işlemi gerçekleştiriyor.) Onlardan  Türk’ün mutfağını süsleyen yüzlerce çeşidi damak lezzetimize sunarlar: çeşit çeşit peynirler, yoğutlar, tatlılar vd. Her bir süt çeşidi yörelerimize yahut diğer Türk Yurtları’na göre zenginleşir. Kendi yurdunun keçisini koyununu ineğini yetersiz görüp Yurt dışından hayvan ithal etmenin   bize ne zararlar getirdiğini konunun ilgilileri yakinen bilirler. Süt ve süt ürünlerini bile yurt dışından ithal edip Türkiye’de hayvancılığı zayıflatan ve neredeyse bitme noktasına getirenler maalesef Sütteki Vatanı bilmiyorlardır.

Anne sütü İnsanın En mübarek gıdasıdır. Aynı şekilde öz yurdunun Sütleri süt ürünleri mutfağı da o denli mübarek bir sofradır. Tabii bu arada Devletimizin  verdiği teşvikleri helalinden hayvancılığa harcayanlara ne mutlu. Bunun yanında maalesef verilen teşvikleri çarçur edenler de bulunmaktadır. Sofrasını bilmeyen Vatanını koruyamaz. Bu aziz Millet niçin sofrasına Arapça sofra anlamına gelen Maide’yi değilde Sofrayı tercih etmiştir.  Prof Dr. Mehmet Maksudoğlu hocamızın da yıllar önce belirttiği gibi: Bu Millet sofrasını hep seferlerde kurabilmiştir. Nizam-ı alem Ülküsü ile seferden sefere koşarken ancak sofrada yiyebilirdi. Analarımız çocuklarını seferlerde emzirirdi, Yiğit akıncılarımız evdeşinin sunduğu bir yudum sütü sofra da bırakarak Allah ve Resulu için gazaya, sefere çıkardı. Milletimiz Sütteki Vatanı asla unutmadı,unutturmadı Unutanlara ise kulak asmadı. Çocuklarımız kar beyaz sütleri içmeye devam ediyor.

Anadolu’nun zengin efsanelerinden birinde süt kokulu bir pınar anlatılır: “Akseki'den Bademliye giderken yollar incelir, yamaç­lardan süzüle süzüle çamların, ardıçların gölgelediği düzlükte bir koruluğa çıkar. Koruluğun başında bir çınar, çınarın çatlak gövdesinden fışkıran buz gibi bir pınar, yazın akar, kışın akar. Bir zamanlar şu karşıdaki obadan bir yörük kızı elinde kirmanı evire çevire bu yörede keçilerini otlatır dururken ağustosun sıcağında, taşlı-çakıllı yollardan ak sakalı, elinde kuru bir değnek, yaşlı bir adam görünür. Yaklaşır kıza : (—Tanrı rızası için suyun var mı bacım?) der. Kızın yüreği burkulur, acır yaşlı adamın haline: (—Suyum yok ama, iki bakraç taze sütüm var. Al kana kana iç..) diyerek kalaylı bakraçlarını uzatır. Ak sakallı ihtiyar sütü içer, içer de dua eder: (— Tanrı gönlünün muradını versin) diyerek elindeki kuru değneği oracığa dikiverir. Değnek olur dalı-budaklı koca bir çınar. Çınarın gövdesi yarılır, akar buz gibi bir pınar. O günden sonra buraya (Er pınarı) derler. İçenler, pınarın süt kokusu ver­diğini söyler.” (2)

Süt üzerine onlarca türkümüz vardır, bunlardan biri;

“Türkmen kızı süt pişirir / Hem pişirir hem taşırır/ Kepçeyi baştan aşırır/ Leylim aman Türkmen kızı”

hemen hemen hepimizin işittiği hareketli türkümüz;

“süt içtim dilim yandı (amanın amanın) / döküldü kilim yandı (kız sana hayranım)
ben kilimde değilim (amanın amanın)/ bahçemde gülüm kaldı (kız sana hayranım)” gönüllerimizdeki vatana ayrı bir tat ve sevgi katar.
Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun  “Türkülerimiz / Ana sütü gibi candan/ Ana sütü gibi temiz” dizelerinin bulunduğu şiiri ise  memleketimizi, ana sütünü, türkülerimizi bir yürekte harmanlayıverir. Memleket yürekli Türkü gönüllü evlatlar yetiştirmek arzuluyorsak Onları Kur’an-ı Kerimin tavsiye ettiği gibi emzirelim: “"Anneler, çocuklarını iki tam yıl emzirirler. (Bu hüküm) emzirme müddetini tam yaptırmak isteyenler içindir. Eğer anne-baba birbirleriyle görüşerek ve aralarında anlaşarak çocuğu (iki yıldan önce) sütten kesmek isterlerse, kendilerine günah yoktur." (Bakara, 233)

Analarımızın , Allah ve Resulü’nun emaneti olan öksüz ve yetim kalmış çocukları emziren  Süt Annelerimizin Sütteki Vatan olduğunu anlayalım ve anlatalım.Anneler vatanın hem görünen hem görünmeyen cevherleridir. Hiçbir Maden yüzyıllar geçse de bu mübarek cevherlerin önünde yürüyemez. Anne veya süt annenin bağrına,  yaslanan her çocuk ister ebeveynleri olan bebekler ister öksüz yahut yetim olsunlar Sütteki Vatan’ı tanırlar.  Vatanın bağrındaki madenlerinin,  toprağının, suyunun, otunun, çiçeğinin, ağacının, kuşunun, kurdunun, böceğinin, vd. kıymetini takdir ederler. Bu kıymetleri ana sütü gibi kabul ederler.

Evladına helal süt emzirenlere , yetime öksüze kimsesize helal süt sunanlara  selam olsun. Onlar İki cihanda aziz olsunlar. Dünyada ve Ahrette VATANSIZ kalmasınlar.

Kaynaklar:

1-Arvasi S A.: Türk-İslam Ülküsü.3.cilt.Ocak Yayınları. Ankara.1983

2-Önder M.: Aldı Sözü Anadolu. Ekonomik ve Sosyal Yayınlar.Ankara.1976

hilmi özden

04.02.2010

 

Diğer Köşe Yazıları

Perşembe Sohbetleri

Konu: Rus İhtilallerinden Sonra Türkiye-Kafkasya İlişkileri ve Türkiye’nin Kafkasya Politikası
Konuşmacı: Prof. Dr. Enis Şahin
Tarih: 3 Ocak 2018
Saat: 20:00
Yer: Türk Ocağı Binası

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Türk Birliğine Giden Altın Yol: Dil Birliği
Konuşmacı: Metehan Kaygı
Tarih: 11.12.2018
Saat: 20.00
Yer: Türk Ocağı Binası

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Türkçülüğün Tarihi Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi