Nevzat Kösoğlu ve 12 Eylül

Abdullah KILIÇ - HaberHilal

Bazı insanlar vardır; büyük kabul edilirler. Lakin yaklaştıkça küçüldüğüne şahit oluruz, bazıları da yakınlarımızdadırlar, tevazu içinde yaşarlar. Onlara yaklaştığımız zaman büyüklüklerini fark ederiz. Nevzat Ağabeyi yaklaşıldığında insanda tecessüsü, hayranlığı ve sevgiyi coşturan lakin kendisi sükûnetini asla kaybetmeyen bir mütefekkirdi. Geçen zaman; Türk Milletinin varlığını, kültürünü, tarihini, devleti, adaleti, ahlakı, hukuku ve demokrasiyi düşünen herkesi kaybın büyüklüğü hususunda daha da müteessir edecektir. Ona bir kere daha Allah’tan rahmet niyaz ederken, milletimize ilim ve tefekkür erbapları lütfetmesini diliyorum.

Bendeniz kendilerinden layıkıyla istifa edememiş olsam bile ona yakın olma mutluluğunu tadanlardanım.

Bunun en unutulmazı 12 Eylül zulmünde yargılandığımız mahkeme salonunda oldu. KÖSOĞLU’NU “DEVLET DERGİSİ” NDE yayınlanan makaleleriyle anlamaya çalıştım. Bunların içinde “MİLLİYETÇİLİK AHLAKI” başlığıyla iki sayı yayınlanmış olanını defalarca okudum. Elimde olsa o makaleyi en güzel şekilde bastırır “ ve milletimizin dikkatine yeniden sunardım.

İşte duruşmaların başladığı ilk günde, mahkeme heyetini şaşırtan ve darbe idaresini afallatan “İSTİKLAL MARŞIMIZIN “okunmasından sonra en sarsıcı darbe KÖSOĞLU’NUN büyük bir ısrarla elde ettiği usul hakkında ki sözleridir. Mahkeme heyeti ile sanıklar arasında, yine üst yönetimdeki sanıklarla diğer sanıklar arsında ve de seyircilerle sanıklar arsında saf düzeninde süngülü olarak vaziyet alan askerleri kastederek aklımda kaldığınca; “ buranın bir mahkeme salonu olduğunu söylemek için deli olmak lazımdır. Diğer bir husus da mahkemeye sevk şeklimizdir. Biz buraya penceresi ve hava deliği olmayan bir hayvan vagonuna tıkılmış olarak getirildik. Medeni bir ülkede bu hayvanlara bile reva görülemez. Hazirûna ve bütün dünyaya ilan ederim ki, beni bir daha bu salona bu şekilde sevke ve yargılamaya dünyada hiçbir kuvvet kâfi gelmeyecektir. Bütün mukaddesatım üzerine yemin ediyorum. Öleceğim, lakin buna izin vermeyeceğim…”

Hukuksuzluğun boyutunu ifade bakımından; Baş Avukatımız Şerafettin Yılmaz beyin, tutuklanmayı da göze alarak defalarca; “ gelecekte bu dava hukuk fakültelerinde, hukukun katline örnek olarak okutulacaktır…” sözlerini takdirlerinize sunuyorum. Elbette hukuk ideolojin payandası olmaktan kurtulunca bu ibretlik mesele ele alınacaktır.

Yaşanılan bu haller KÖSOĞLU’NDA hakikatin söyleneceği bir merci kalmadığı hüznü ile “ne yapalım kader böyleymiş” teslimiyetini doğurur. Başta rahmetli Alpaslan Türkeş ve diğer tutuklu arkadaşlarının ısrarları üzerine mahkemeye bir “sorgu metni” sunar.(Aralık 1981)

Kaynak : http:www.haberhilal.com/yazar-NEVZAT-KOSOGLU-VE-12-EYLUL-5309/#.UmZs_hdwbCU.facebook#ixzz2iUBGfVnD

 

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: Nitelikli Teknik İnsan Nasıl Yetişir
Konuşmacı: Doç. Dr. Osman Nuri ÇELİK
Tarih: 18 Nisan 2019
Saat: 20:00
Yer: Türk Ocağı Binası

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi