Ocakbaşı Sohbetinde bu hafta Prof.Dr. Saadettin Gömeç konuk oldu

Ocakbaşı Sohbetinde bu hafta Prof.Dr. Saadettin Gömeç  konuk oldu

Ocakbaşı Sohbetinde bu hafta Prof.Dr. Saadettin Gömeç "Türk Olmanın zorluğu... Türklük Tartışmaları” konusu üzerine konuştu.
Ocakbaşı sohbeti Türk Ocakları Genel Sekreteri Prof.Dr. Mehmet Şahingöz’ün açış konuşmasıyla başladı.

Mehmet Şahingöz konuşmasına “Bir deli bir kuyuya taş atar kırk akıllı onu çıkaramaz” türünden bir konuyla bugünlerde karşı karşıya kaldık diyerek başladı. "Türkiye'nin gündemini belirleyen "Türk Irkı yoktur" söylemi üzerine Türk Ocakları olarak hassasiyetimizi göstermek için bu ayın ikinci haftasını "Türklük Haftası" olarak ilan ettik ve tüm şubelerimizde program yapılmasına karar verdik. Buna paralel olarak Ankara Şubemizde 11 Aralık çarşamba günü “Türk ve Türkçülük” mevzuu olunca akla ilk gelen isimlerden biri olan Hüseyin Nihal Atsız'ı vefatının 38.yıldönümü sebebiyle yâd ettik.". Türklük mevzu ve Türklerin dünya tarihindeki yeri konusunda çalışmaları olan Prof. Dr. Sadettin Gömeç'i "Türk Olmanın Zorluğu..." Türklük Tartışmaları konusunda konferans vermek üzere ocağımıza davet ettik. Prof.Dr. Mehmet Şahingöz’den sonra kürsüye gelen Prof Dr. SAADETTİN GÖMEÇ “Birileri densizlik yapar ilim adamları bu yanlışı düzeltmek için günlerce konuşmak zorunda kalır. Türkiye'de sunî gündemler yaratılıyor. Bu sunî i gündemler Türk milletinin kafasını karıştırıyor. Biz ilim adamları olarak üzerimize düşen görevi yapmalıyız." Doğudan batıya uzanan geniş coğrafyada 150-200 milyondan fazla Türk vardır ve bunlar Türkçe konuşur. Bu Türk topluluklarının adının ne anlam taşıdığını Zeki Velidi Togan, İbrahim Kafesoğlu gibi tarihçiler ortaya koymuştur. İlmi ölçülerde tarihte Türk var mıydı? Kaynaklarda Türk adı geçer mi? Bu soruların cevabını vermeye çalışacağını söyledi.

Türk adı Kök Türk Kitabelerinde bir kavim adı olarak geçmektedir. Tek heceli ve iki heceli olarak iki şekilde geçer."Türk atı küsi yok bolmasın tiyin,kangım kaganıp öğüm katunug kötürmiş Tengri..." "Türk milletinin adı sanı yok olmasın diye, babam kağanı ve annem katunu yükseltmiş olan Tanrı, devlet veren Tanrı, Türk milleti yok olmasın diye beni o tahta oturttu."Bazıları bu kitabeleri kaynak olarak saymamaktadır. O zaman başka kaynaklarla da destekleyelim. Çin kaynaklarında da Türk adı geçmektedir. En eski Çin kaynağı olan Shih-Chi (M.Ö. 104-94) (Tarihi Hatıralar) "Tuci boyundan geldiklerini söylemektedir. Çincede "r" harfi olmadığından böyle yazılır. Tuci eski bir Hun unvanıdır Türk adına karşılık gelir. Unvan olarak belirtilen Tuci kavim olarak da karşımıza çıkar. Kaynakta Tucilerin iki ailesinden söz edilir AŞİNA (Börüliler) ve AŞİTE (Arslanlar). Kırgızlara kadar Aşina ailesi hâkim olmuştur. MAO-TO (Mete Han) ve Atilla Aşina ailesindendir. Türkler ve Moğolların birlikte kurduğu kabul edilen Tabgaçlarda hüküm süren Li-Yong'un hâkimiyetinde 19 kabile vardır en meşhuru Türklerdir. Diğer bir Çin kaynağı olan Chou-Shu'da Göktürkler hakkında bilgiler vardır. İlim adamları "Türk" adını etimolojik olarak "TÜREMEK"ten geldiğini ifade ederler. Ziya Gökalp bunu "TÜRELİ" yani kanun ve nizam sahibi olarak açıklamıştır.

Pek çok millete adları komşuları tarafından onların özelliklerine bakılarak verilmiştir. Türklerin adları böyle mi verilmiştir bilemiyoruz. Kaşgarlı Mahmud, "Türk Nuh'un oğlunun adıdır der. Tanrı Nuh'un çocuklarına bu adı vermiştir. Türk Nuh'un oğlu adına kullanılınca tek kişiyi, Türk’ün çocukları adına kullanılınca milleti bildirir".der. Tanrı benim bir ordum var. Onlara Türk adını verdim. Bir halka kızarsam onları o halkın üzerine yollarım" der. Bu Türklerin diğer kavimlere üstünlüğü görmek açısından önemlidir. Bazı çevreler Çin yıllıklarını da Gök Türk metinleri gibi delil saymak istemezler. Biz başka kaynaklardan da örneklendirmeye devam edelim. İmami’nin Han-name'sinde Yafes'in oğullarına Türk adı verildiği söylenir. İlhanlı devleti veziri Reşidü'd-din'in eseri Cami'üt Tevarih'te de Türk adı geçmektedir. Moğol boyları Türk kabilesinin bir boyudur der. Oğuz Kağan destanına yer verir. Burada da Türk adının bir kavim adı olduğunu görürüz. Çin kaynağı Chou-Shu'da da Türklerin türeyişiyle ilgili bilgiler mevcuttur. Tarihte Türk ırkı yok denilmesine rağmen Kaşgarlı Mahmud onların sözlüğünü yazmıştır. Türklerde "yiğitlik, mertlik edep, sadelik, saygı" gibi özellikler vardır der. Arap seyyah El-Cahiz "HİLAFET Ordularının Menkıbeleri ve Türklerin Faziletleri" adlı eserinde Türklerden sözünde duran, hile yapmayan, hileyi sadece savaşta kullanan ama bundan da rahatsızlık duyan kimseler olduğunu söyler. Bunu söyleyen 9. yüzyılda yaşamış bir Araptır. Türk adını devlet adı olarak kullanan "Kök Türkler" olmuştur. Ondan sonra da Türkiye Cumhuriyeti kullanmıştır. Türk ismi belli bir topluluğu ifade etmek için değil aynı köken ve kültürde birleşen topluluklarda siyasi bir isim olarak kullanılmıştır. Göktürk devletine bağlı toplulukların genel ismi olmuştur. "Türk milleti yok olmasın, gitmesin diyen Tanrı"ya rağmen bu asil milleti yeryüzünden silmek için entrikalar yapılıyor. Anadolu'da varlığından rahatsız oluyorlar. Tanrının adaletini yaymak için yaratılan bu topluluğun adını yok etmeye çalışıyorlar. Onun için diyoruz ki "TÜRK OLMAK ZOR..."

Haber: Nursev Akar – Gazi Üniversitesi Lisans Öğrencisi

Bu yazi 89 defa okundu.

 

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: “Rumeli, Kafkasya ve Kırım’dan Eskişehir’e Yapılan Göçler”
Konuşmacı: Dr. Engin Kırlı
Tarih: 2 Kasım 2017
Saat: 20:00
Yer: Sivrioğlu Konağı (Dede Mah.Sivrioğlu Sok. No:2 / Odunpazarı

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi