Ocakbaşı Sohbetinde bu hafta "Sadri Maksudi ve Tatar Milli Hareketi" konuşuldu

Ocakbaşı Sohbetinde bu hafta "Sadri Maksudi ve Tatar Milli Hareketi" konuşuldu

Ocakbaşı’nın bu haftaki konuğu “Sadri Maksudi ve Tatar Milli Hareketi” isimli konuşması ile Gazi Üniversitesi Öğretim Üyesi  Yard. Doç. Dr. Alper ALP  idi.
Program Genel Sekreterimiz Prof. Dr. Mehmet ŞAHİNGÖZ’ün konuşması ile başladı. Sn. ŞAHİNGÖZ; Cumhuriyetimizin kuruluşu ve inşasında katkısı ve emeği olan çok sayıda Türkistanlı aydın var. Üniversitelerimizin kuruluşunda da bu isimlerin etkin rol oynadıklarını çeşitli kürsüler kuruduklarını biliyoruz. Sadri Maksudi ARSAL’da bunların en önemlilerinden bir tanesi, gerek Tataristanda ve Ceditçilik Hareketi içinde yaptıkları gerekse Türkiye’deki hizmetleri takdire şayandır diyerek düşüncelerini belirttikten sonra Sn. ALP’i takdim ederek kürsüye davet etti.

Sn. ALP; Tatar halkı ile Türk halkı esasen birbirine çok benziyor. Kahramanlarımız, hikayelerimiz, adetlerimiz birbirine çok benziyor. Bizim kahramanlarımız onlar içinde çok önemlidir. Osmanlı döneminden itibaren pek çok Tatar aydını ülkemize gelmiştir. Sadri Maksudi bunların en önemlilerindendir.
Sadri Maksudi 1881’de Kazan’da doğmuştur. 1900 yılında Hukuk tahsili için Paris’e gidiyor. 1906’da Kazan’a dönüyor ve 1907 yılında Duma Meclisine milletvekili olarak seçiliyor. 1919’da Bolşevik Devriminden sonra tekrar Paris’e yerleşiyor ve Türkiyat çalışmaları yapıyor. 1925’de Sorbon Üniversitesinde Profesör oluyor. 1925 yılında Atatürk’ün daveti üzerine Türkiye’ye geliyor. Hukuk fakültesinin kurulması çalışmalarında yer alıyor ve fakültede hocalık yapıyor daha sonra Atatürk’ün isteğiyle Türk Tarih Kurumu azalığına seçiliyor. Sadri Maksudi’nin yetişmesinde ağabeylerinin çok büyük katkısı vardır. Dönemin önemli aydınlarını ve eserlerini bilen entelektüel bilgi ve birikimi olan bir insandır.
Sadece Kazan Müslümanlarına değil tüm Dünya Müslümanlarına hizmet etmeyi amaçlıyorlar.
Sadri Maksudi’nin birkaç eserini burada sizlere tanıtmak istiyorum.
Milli Roman Maişet, ceditçilik okulları için yazdığı hikaye türünde olan eseridir. İlm-i Arz, yine cedit mektepleri için yazdığı ders kitabıdır. Angliga’ya Seyahat, seyahatlerini kaleme aldığı eseridir. Ayrıca Robinson Cruse hikayesinin de kısa bir tercümesini yapmıştır.

1552 yılında Kazan Ruslar tarafından işgal edildikten sonra Tatar toplumu içine kapanıyor ve milli bir çizgi elde ediyor. Ceditçiliğin geliştiği önemli bölgelerdendir Tataristan, Gaspıralı milli okular kurarak Müslüman toplumu yüceltecek ve ileriye götürecek milli aydınlar yetiştirmeyi hedefliyor. Ceditçilerin birinci önceliği topluma hizmet etmektir.

1906’da Rusya Müslümanları 3. Kurultayından itibaren siyasi faaliyetlere başlıyor ve siyasi bir lider olarak ön plana çıkıyor. 1907 ve 1917 yılları arasında ağabeyini sahibi olduğu Yıldız gazetesinde önemli yazıları ve makaleleri yayınlanmıştır. Yıldız gazetesinde kendi siyasi çalışmalarının yanı sıra Rusya Müslümanlarının siyasi kültür ve bilinç kazanması içinde yazılar yazıyor. O dönem Rusyasında çalışan vasıfsız işçilerin hemen hepsi Tatarlardan oluşuyor. Bu durumun değişmesinin eğitimle olacağını savunuyor ve bunun için çalışmalar yapıyor.
Rusların eğitim konusundaki yaptırımlarına şiddetle karşı çıkıyor. Müslüman bayramlarının da Rusya’da resmi tatil olması için çalışıyor. Bu konuda kamuoyunu etkin bir biçimde kullanarak pek çok yerde toplantılar ve protesto gösterileri yapılıyor. İmamların askere alınması konusundaki çalışmalar yürütüyor ve başarıya ulaşıyor. 1913’ten itibaren imamlar askere gitmiyorlar.
Başkurt ve Kırgızların topraklarına el konuluyor ve bu topraklara Rus köylülerinin yerleştiriliyor. Verimli topraklara Rus köylüsüne veriliyor. Bu olay pek çok yerde nüfus yapısını değiştirip etnik çatışmalara sebep olmuştur.
Rus Duma Parlamentosunda Türkiye lehine konuşmalar yapıyor. O dönemde yaptığı öngörülerinde haklı çıkıyor. 1. Dünya Savaşı başlamadan Rus-Osmanlı ittifakının gerçekleşmesi gerektiğini belirtiyor. Alman tehlikesine dikkat çekiyor. Almanların Osmanlıca gazete çıkardığını hatırlatarak Kafkasya’da Alman emellerine dikkat edilmesi gerektiğini söylüyor. Bu öngörülerinde haklı çıkmıştır.
Ruslar, Panislamizmi her zaman kendileri için tehdit olarak görüyorlar. Sadri Maksudi ve Ceditçilerin İttihat Terakki ajanlığı suçlamalarında bulunuyorlar. Pek çok Müslüman aydınını bu sebeple sınır dışı ediyorlar.
Tatar Milli Hareketi millet ismi olarak Türk’ü dil olarakta Türkçe’yi kabul ediyor. Rusya Müslümanları için Türklük ve İslamiyet birbirinden ayrılamaz birer olgudur.

Bu yazi 36 defa okundu.

 

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: “Rumeli, Kafkasya ve Kırım’dan Eskişehir’e Yapılan Göçler”
Konuşmacı: Dr. Engin Kırlı
Tarih: 2 Kasım 2017
Saat: 20:00
Yer: Sivrioğlu Konağı (Dede Mah.Sivrioğlu Sok. No:2 / Odunpazarı

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi