Ocakbaşı Sohbetinde Suriye ve Lübnan Türkleri konuşuldu

Ocakbaşı Sohbetinde Suriye ve Lübnan Türkleri konuşuldu

21.12.2013 tarihli Ocakbaşı Sohbetlerinin konukları Dr. Muhammed FAKI ve Suriyeli Türk Liderlerden Abdülkerim AĞA idi.

Program Türk Ocakları Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet ŞAHİNGÖZ’ün açış konuşması ile başladı. Sn. ŞAHİNGÖZ bu hafta ki sohbet başlığı olan kayıp Türklerden kastın Ortadoğu’da mevcut olan Türk varlığının yok algılanmasından ve ciddi bir asimilasyona maruz kalmalarından dolayı olduğunu ve hemen sınırlarımızın dibinde 100 yıl öncesine kadar aynı isimleri ve aynı pasaportları paylaştığımız Türkler var bunların varlığı görmezden geliniyor. Suriye’de ve Lübnan’da Türk olduklarını bilen ama Türkçe bilmeyen soydaşlarımız var, bunun en canlı örneğini Suriye’de görmekteyiz Suriye’de 3.5 milyon Türk olduğunu ama bunların sadece 1.5 milyonunun Türkçe bilmekte olduğunu belirten Sn. ŞAHİNGÖZ daha sonra konuşmacıları takdim ederek sözlerine son verdi.
Dr. Muhammed FAKI; dinleyicilere ve kendilerine verdiği desteklerden dolayı Türk Ocaklarına teşekkür ederek konuşmasına başladı.
Dr. FAKI; Lübnan Türklerinin tarihi hakkında net bir bilgi olmadığını ancak genel kanı olarak bölgeyi kontrol etmek amacı ile Memluklular tarafından bölgeye getirildikleri tahmin edildiğini ve Osmanlı Devletinin çekilmesi ile Lübnan’da Türklerin yalnız kaldıklarını belirtti.
Lübnan’da Türklerin halen 4 topluluk olarak hayatlarını sürdürdüğünü bunların Akkar, Baalbek, Giritli ve Beyrutlu Türkler olduklarını aktardı.
Akkar Türkleri, Lübnan’daki en eski Türk topluluğudur. Nüfusları 5300 kişi civarındadır. Baalbek Türklerinin nüfusu 320 kişi, Girit’in Yunanlılar tarafından işgalinden sonra Lübnan’a gelip yerleşen Girit göçmeni Türkler ve Beyrutlu Türkler olarak bilinenler de daha çok ekonomik nedenlerle Mardin yöresinden göç eden Türklerdir ve nüfusları 20.000 civarındadır.

Lübnanları Türkler, Osmanlı Devletinin yıkıldığını ancak 1935’li yıllarda hissetmişler ve o vakte kadar Osmanlının geri gelmesini beklemişlerdir.1989’a kadar Türkiye’nin Lübnanlı Türklerden haberi ve her hangi bir ilişkisi yoktur. Bu tarihte Lübnan’daki Türk köylerinin Türk Büyükelçiliği ile irtibata geçmesiyle haklarında bilgi edinilebilmiştir.
Suriye’ye Türklerin yerleşmesi Abbasiler döneminden başlamış tavaif-i mülûk ile devam etmiş Tolunoğulları ile Türk hâkimiyeti yerleşmiş ve 1918’e kadar devam etmiştir. Şam, Halep, Hama, Humus, Lazkiye, Golan, Tartus, Rakka, İdlib ve Dera şehirleri başta olmak üzere Suriye’nin her tarafında Türkler vardır. Bu durum Türklerin örgütlenmesi için bir dezavantaj oluşturmaktadır. Suriye’de 3,5 milyon Türk var ama sadece 1.5 milyonu Türkçe konuşabilmektedir. Suriye Türklerinin en büyük sorunları sahipsiz kalmaları ve dillerini unutmalarıdır.
Bin yılı aşkın bir süre adaletle yönettiğimiz bu coğrafya’ya yeniden huzur gelebilmesi için Türk’ün adaletinin yeniden kaim olması gerekir.
Suriyeli Türk liderlerden Abdülkerim AĞA; Osmanlının çekilmesi ile başlayan Fransız propagandasının Arap milliyetçileri tarafından devam ettirildiğini ve bu süreçte Türklerin kimliklerini gizlemeye çalıştıklarını beyan etti.
Suriye’nin Türk tarihi dışında bir tarihi yoktur. Günümüzde halen Suriye Türkleri arasında Soyadı Türkçe olanlar vardır. Suriye Türkleri her şeyi ile Türkiye Türklerine benzediğini belirtti.
Suriye’de 50 bin Ermeni var. Bunların kendi okulları ve gazeteleri var ama 3.5 milyon Türk’ün hiç bir şeyi yok. Soğuk savaş döneminde ve PKK’nın ilk dönemlerinde Suriye Türklerine sürekli baskı uygulandı ve aydınlarımız ceza evlerine atıldılar, şehit edildiler. Son olaylar çıktığında Türklerde ayaklandı ve mücadeleye başladı 20 binin üzerinde şehidimiz var. Aydınlarımıza ve liderlerimize suikastlar yapılıyor. Örgütlenme konusunda sıkıntılarımız vardır. 3 parti kurduk ama başarılı olamadık. Suriye Ulusal Konseyi teşekkül ettiğinde bizi görmezden geldiler biz kendimizi zorla dâhil ettirdik.
Türkiye devleti maalesef bizlere dolaylı destek veriyor. Devletin bastıra bastıra söylemesi lazım benim orada insanlarım var onların haklarını vereceksiniz diye aksi halde hiçbir şey yapmazlar. Devletin bize ayrı bir yer vermesi lazım ama bizi Araplarla ve Kürtlerle bir tutuyor. Ortadoğu’da Türk olmaz çok zor. Türkler yok sayılıyor.
Sn. AĞA; Türk Ocaklarına sesimizi duyurduğu ve bize yardım ettiği için teşekkür ederim diyerek sözlerine son verdi.
Konukların sorularıyla program sona erdi.

Sadettin ERBAŞ
Gazi Eğitim Fakültesi Öğrencisi

Bu yazi 55 defa okundu.

 

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: “Rumeli, Kafkasya ve Kırım’dan Eskişehir’e Yapılan Göçler”
Konuşmacı: Dr. Engin Kırlı
Tarih: 2 Kasım 2017
Saat: 20:00
Yer: Sivrioğlu Konağı (Dede Mah.Sivrioğlu Sok. No:2 / Odunpazarı

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi