Ocakbaşında bu hafta Doç. Dr. Merthan DÜNDAR “Japonya, Panislamizm ve Türk Dünyası”nı anlattı

Ocakbaşında bu hafta Doç. Dr. Merthan DÜNDAR “Japonya, Panislamizm ve Türk Dünyası”nı anlattı

Ocakbaşında bu hafta Doç. Dr. Merthan DÜNDAR “Japonya, Panislamizm ve Türk Dünyası”nı anlattı.

Ocakbaşında bu hafta Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Merthan DÜNDAR “Japonya, Panislamizm ve Türk Dünyası” isimli konuşması ile konuk oldu.

Program Türk Ocakları Genel Sekreteri Prof. Dr. Mehmet  ŞAHİNGÖZ’ün açılış konuşması ile başladı. Prof. ŞAHİNGÖZ Japonya ile pek çok ortak noktamız vardır. Modernleşme yolunda aynı zamanlarda aynı adımları attık, Çin’e her zaman rakip olan Japonya Türk Dünyasına her zaman özel bir ilgisi göstermiştir. Orta Asya’daki Türkçülük hareketlerini yakından takip etmiştir. Dünyada Türkoloji çalışmaları ile Türk dünyasında nüfuz kurmaya çalışan milletlerden Ruslar, Almanlar ve diğer batılı devletler bilinirken Japonyanın bu konuda ki çalışmaları ülkemizde gözden uzak kalmıştır. Türkiye’de bunun pek bilinmediğini, gündeme gelmediğini belirterek bu Ocakbaşı sohbetinin konuğunun Japonyanın Panislamizm ve Türk Dünyasına bakışını anlatacağından bahsederek sözü konuşmacıya bıraktı.

Dinleyicilere teşekkür ederek konuşmasına başlayan Doç. Dr. Dündar; Türklerin Japonları sevdiğini sempati duyduğunu ama bunun platonik bir aşka benzediğini oysa Japonların aynı kanaatte olmadığını Türklere sempati duymadıklarını ve Japonların Türklere olan teveccühünün daha çok ekonomik ve siyasi temeller üzerine kurulduğunu, Türk kültürü ile Japon kültürünün benzediği söyleminin de son derece yanlış olduğunu, Japon kültürünün köklerini Çin kültürünün oluşturduğunu belirtti.

Piyasadaki Japonya  hakkında yazılan kitaplarının çoğunun yazarlarının Japonya’yı görmediğini, Japonları tanımak için Türkiye insan yetiştirmelidir.
Batılıların ilgi gösterdiği yerler kaynaklarını Türklerden almışlardır. Çin, Hindistan, İran ve Mısırda Türk Medeniyetinin derin izleri vardır.
Sn. Dündar;  Divan-ı Lügatit Türk’te bulunan haritanın 7. numarasında Japonya’nın yer aldığını Kaşgarlı Mahmud’un Japonya’yı anlatırken; “Çin devletinin doğusunda Japarga diye bir ülke vardır dilleri bize malum değildir” diye anlattığını aktardı.

1542’de Hıristiyan misyonerlerin Japonya’ya girdiğini Hıristiyan faaliyetleri artınca ülkeye yabancıların girmesinin yasaklandığını, Amerikalıların 1853’te bir donanma göndererek Japonya’yı dışarıya açılmaya zorladığını 1858’te Japonların tüm batılı devletlere çok ağır şartlar içeren kapitülasyonlar verdiğini, Meiji restorasyonu ile Japonların ülke dışına öğrenci gönderdiğini ve çok sayıda yabancı uzmanın Japonya’ya geldiğini bu gelişmelerle Japonların modernleştiğini söyledi. Bu kapanma döneminde Japonların Özünü koruduğu algısı yanlış bir algıdır.

Osmanlı döneminde Japonya ile ilk temaslar Mısırda başlıyor. II.Abdülhamid Han döneminde karşılıklı ilişkiler gelişme gösteriyor. Abdülhamid Han’ın Japonların en büyük nişanı olan krizantem nişanını kabul ediyor ve Japon imparatoruna hediyeler göndermek için Ertuğrul firkateynini gönderdiğini belirtti.
Ülkemizde 1928’e kadar Japonya İle ilgili 54 kitap basılmıştır.

Abdürreşit İbrahim Efendi Japonya ile Türk Dünyası arasındaki en önemli temsilcidir. Rusya Müslümanlarının kurtuluşunu Japonya’da görüp Japon devleti ile irtibata geçiyor. Japonya’ya gönderiliyor. 1920’lerde Japonya’da İdil-Ural Türklerinden oluşan bir Türk dış kol (diaspora )oluşmaya başlıyor. Abdürreşit İbrahim Efendi daha sonra Atatürk tarafından oradaki diasporayı kontrol etmesi için Japonya’ya gönderilmiştir. Japonya Asya’yı hâkimiyeti altına alabilmek için Çin ve Rusya’ya karşı kullanabilmek için Türk Dünyası ile ilgileniyor.

Japonya Büyük Asyacılık İdeolojisini Türkçülüğe göre inşa ediyor. Türk-İslam âlemine propaganda yapmak için matbaa kurduruyor,  bu matbaa da 50 ye yakın kitap basılmış, Ayrıca çok sayıda dergi ve gazete yayımlanmış ve 1931 senesinde Kuran-ı Kerim de basılmıştır.

Japonya kendi ideolojileri doğrultusunda 1933 yılında Şehzade Abdülkerim Efendi vasıtasıyla Doğu Türkistan’da devlet kurdurmaya çalışmış. Bu sebeple pek çok Doğu Türkistanlı hayatını kaybetmiştir. Şehzade Abdülkerim efendiyi İslam halifesi yaptırarak bölgede etkili olmaya çalışmıştır. Şehzade Abdülkerim Efendi Japonya’da Osmanlı Sultanı ve İslam Halifesi olarak karşılanmıştır. 1953 yılında oradaki Türklerin büyük çoğunluğu Türk vatandaşlığına geçmişlerdir. Son günlerde nükleer santral ihalesinin Japonlar lehine sonuçlanması da Türk-Japon ilişkilerine yeni bir ivme kazandırmıştır
Program dinleyicilerin katkılarıyla son bulmuştur.

Haber: Saadettin Erbaş
Gazi Eğitim Fakültesi Öğrencisi

Bu yazi 98 defa okundu.

 

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: “Rumeli, Kafkasya ve Kırım’dan Eskişehir’e Yapılan Göçler”
Konuşmacı: Dr. Engin Kırlı
Tarih: 2 Kasım 2017
Saat: 20:00
Yer: Sivrioğlu Konağı (Dede Mah.Sivrioğlu Sok. No:2 / Odunpazarı

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi