Türk Ocağı’nda Asena Dönemi…

Nefise Yüksel, nam-ı diğer Nefise Hocahanım, an itibarıyla Yozgat Türk Ocağı Başkanı’dır. 57 İl ve 20 İlçe’de teşkilatlı, mâzisi bir asrı aşan köklü kuruluşun Üçüncü bayan başkanı olma gururu kendisine âittir.

Ankara Şube Başkanı Türkan Hacaloğlu bugünlerde “tek” olma vasfını yitirdiği için sanırım mutludur.

Malûm, hiçbir kadın, erkek egemen bir hiyerarşik yapıdan hoşnut kalmaz. Yanına mümkün olduğunca çok hemcinsini çekmek ister.

Buralarda kimliği/kişiliği itibarıyla çok iyi bilinen/tanınan Hocahanım’ın Yozgat Türk Ocağı Başkanlığı’na seçildiği, basın aracılığıyla ülke kamuoyuna duyurulacak muhakkak.

Mutat olduğu üzere, akla ilk önce “kadınlara pozitif ayrımcılık” mevzuu getirilecek. Fikrî altyapı, erkeklerin bayanlara yol verdiği hesabıyla şekillenecek.

Tabiî ki bu olası değerlendirmeler gerçekle taban tabana zıt bir angajman oluşturacak.

Olası angajmanı hemen tersyüz etmek sorumluluğu altındayım.

Zannedilmesin ki Nefise Hocahanım “kadınlara pozitif ayrımcılık” kontenjanından Başkan seçildi.

Bileğinin, yüreğinin hakkıyla teveccüh gördü. 200’e yakın Ocaklı, büyük bir gönül rahatlığı içerisinde lehine oy kullandı.

Karşısına aday çıkmaması da bu itimadın bir göstergesi kabul edilebilir.

Şahsına dönük güvenin, saygının hangi aşamada seyir izlediğinin yansımasıdır hiç kuşkusuz

15 yıl boyunca ve aralıksız Kadınlar İcra Kurulu Başkanlığı yapmak, kaç bayana nasip olur?

Bu idealistlik, bu hasbilik, bu inanç, bu sebat, bu hizmet aşkı, bu dâvaya sadakat kaç bayanda süreklilik arzedebilir?..

O, Ocağın gerçek bir Asenasıdır.

Bacıdır, abladır.

Ve dahi annedir.

Varlığıyla iftihar vesilesidir.

Doğruluğun dürüstlüğün timsalidir. Teşbihte hata olmaz. Birçok erkeğin kulakları çınlayacaktır, eminim... Yiğit mi yiğittir, sözünün eri mi eridir. Kimseden sakınmaz; korku nedir bilmez; gözünü daldan budaktan esirgemez.

Bu ulvî makam gerçekten kendisine çok yakıştı.

Tüm tebrikler O’nun olsun!

Tüm muştular O’nunla gelsin!

Yeni görevinde pek çok başarıya imza atacağına kuşku yok.

Nitekim, bayrağın Nefise Hocahanım’a devrini aynen şöyle yorumluyor Mehmet Ali Çakır:

Türk hakanları yanlarında eşlerini baştacı etmişler ve onların sözlerine değer vermişlerdi. Bugün Türk Ocakları bayrağı, şerefli Müslüman Türk çocuklarını doğuran analara teslim edildi. Ne mutlu onlara! Ne mutlu Yozgat Türk Ocağı’na!

Sayın Çakır bir cümle kuruyor ki, öncekinden daha kıymetamiz:

-Emrinizdeyiz! İzinizdeyiz! Peşinizdeyiz!

Güven ve itimat daha başka bu kadar güzel ifade edilemez herhalde…

Haketmişlik bundan daha âlâ yansıtılabilir mi bilmem mümkün değil.

Sayın Çakır, “analar” diyerek çoğul konuştu, dikkatinizi çekerim.

Evet…

Altı kişilik yönetim kurulunda bir bayan daha boy gösteriyor:

Ülkem Yaz!

O da bir öğretim görevlisi. Nefise Hocahanım’ın üniversiteden öğrencisi. 6 yıldır da Türk Ocağı’nda iz sürücüsü. Anadan/atadan Türk Milliyetçisi. Türkiye hasretiyle, aşkıyla yanan bir muhterem babanın yürek yangınına su serpmek niyetiyle “Ülkem” adını koyduğu ve “Ülkem! Ülkem!” nidasıyla teskin bulduğu, Türklük gurur ve şuuruyla, İslâm ahlâk ve faziletiyle yetişmiş ve bu dâvayı/bu sevdayı kendisine şiar edinmiş bir başka saygıdeğer Asena.

Nefise Hocahanım için kaleme döktüğüm her ne övgü varsa, aynıyla tümüne lâyık bir müstesna insan.

Bir tebrik de O’na olsun!

Bakınız, bir muştu beklentisi daha yeşerdi.

Elbirliği içerisinde birlikte kimbilir hangi başarılara imza atacaklar…

Kimbilir kendilerine güvenenleri nasıl gururlandıracaklar…

Kimbilir kaç Asenaya örnek teşkil edecek; kaçına alan açacak; mevzi kazandıracaklar.

Bütün kalbimle inanıyorum ki, Türk Milliyetçiliği Ülküsü, idealist bayanların omzunda yükselecek.

Daha ilk konuşmasında nasıl bir anlayışı hâkim kılacaklarının ipucunu verdi Nefise Hocahanım…

-Yalan söylemeyeceğiz!

-Verdiğimiz sözden dönmeyeceğiz!

-Emanete ihanet etmeyeceğiz!

-Âdil olacağız!

-Güzel ahlâkı hâkim kılacağız!

Bilge Kağan’dan bu yana süregelen ve nesilden nesile geçen bir Türk öğretisi bu.

Nefise Hocahanım’dan bu sözleri duymak çok anlamlı.

Taahhütlerin yeni yönetimi kapsadığı da çok açık.

Allah yar ve yardımcıları olsun!

Bir paragraf da “sembol isimNecati Şahin’e ayırmak durumundayım.

Yozgat Türk Ocağı’nın kahrını -Dr. Mehmet Güneş’le birlikte- en çok O çekti.

Tüm yük omzunda kaldı.

Bir an usanç belirtisi sergilemedi; “yeter” demedi.

17 yıl boyunca hem de.

Türk Ocağı âdeta ismiyle bitişik anılır oldu.

Bugün “Onursal Başkan” makamındadır.

10 yıl boyunca Başkanlık yapmışlara tahsisli bu makamın, neredeyse iki kat kıdemlisidir.

Nasıl ki Yozgat Türk Ocağı’nın İlk Bayan Başkanı Nefise Yüksel olmuşsa, İlk Onursal Başkanı unvanı Necati Şahin’e geçmiştir.

Türk Ocağı’nın Cumartesi günkü genel kurulu, iki “ilk”i birden yaşattığı için, “tarihî” özellik vasfı taşımaktadır.

Böylesine müstesna bir güne eşlik edenler, kendilerini bahtiyar hissediyordur muhakkak.

Bir Türk Ocaklı olarak şahsen çok bahtiyarım.

Böylesi bir feraset örneği sergiledikleri için baştan aşağı tüm Türk Ocaklılara müteşekkirim.

Ve tabiî ki, mutluyum, gururluyum, umutluyum.

Kutlu olsun!

Ezcümle…

Tanrı Türk’ü korusun ve yüceltsin!

İ.Soyer

Bu yazi 63 defa okundu.

 

Benzer İçerikler

Perşembe Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Sosyal Medya

Gençlik Kolları
Cumartesi Sohbetleri

Konu: Ekim Ayında Başlayacaktır
Konuşmacı:
Tarih:
Saat:
Yer: Sivrioğlu Konağı

Eskişehir

Eskişehir Hava Durumu

Tavsiye Linkler

Gün Olur Asra Bedel Fatih Harbiye Ömer Seyfettin Seçme Hikayeler
Türk Ocakları| Türk Ocakları Tarihçe| Türk Ocakları Kurucuları| Atatürk ve Türk Ocakları| Türk Ocakları Tüzüğü| Türk Ocaklarından Haberler
Copyright @ Eskişehir Türk Ocağı & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi & Türk Ocakları Eskişehir Şubesi