İstanbul Türk Ocağı Cuma Konferanslarları, 25 Nisan  Cuma günü Marmara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yakup ÇİÇEK’in“Peygamber Efendimizin Ahlâkı”konulu bir konferansıyla devam etti.

İstanbul Türk Ocağı konferans salonunda gerçekleştirilen konferans, İstanbul  Türk Ocağı  Başkanı Dr. Cezmi Bayram’ın açış konuşmasıyla başladı.
Prof. Dr. Yakup ÇELİK, Hz. Aişe validemizin  “ Kur’an-ı Kerim, Peygamberinahlâkıdır.”  sözünü  kilit taşı olarak koyarak, şöyle konuştu : “Hz. Aişe validemizin sözü, Peygamber efendimizin hayatını ve ahlâkını beyan eder.  Peygamberlerin hayatlarına bakıldığında  diğer tüm sıfatlarının yanı sıra “ samimiyet ve dürüstlük”  özellikleri ön plandadır.”

Samimiyet ve dürüstlüğün, yapılan her işte ön planda tutulması gerektiğini belirten ÇELİK, şunları söyledi : “Enfal suresinde  ‘Ey müminler! Allaha ve Resulüne karşı hain olmayın‘ der. Surenin devamında, ‘ söze duyulan güvende hainlik yapmayın ‘denilmektir. Bu ayet-i kerimenin iniş sebebi ‘ Hendek  Savaşı ‘ esnasından  gerçekleşen bir olaya dayanmaktadır. Hendek savaşında Müslüman ordusu iki yüz kişiyken, gayr-i müslimler  bin iki yüz kişiydiler. Bilindiği üzere savaş, Müslümanların zaferiyle sonuçlanmıştır. Bu savaş sırasında ‘Kureyza‘  kabilesinin düşmanla işbirliği yapması sonucu bu ayet nazil olmuştur.” dedi.  Efendimiz  Hz. Muhammed (s.a.v) zamanında  yaşanan bir olayı aktaran ÇELİK, şunları ifade etti : “Sahabe- i kiramdan bir genç efendimizin yanına geliyor ve tüm zamanını    Efendimize  vakfetmek ister.Peygamberimiz  bahsi geçen o gence yardımcı olunmasını ister. Savaş zamanı geldiğinde  o genç de  cihat saflarında yerini alır. Savaş sonucunda o gence de ganimetlerden pay düşer ancak almak istemez. Efendimizin yanına giden genç şunları ifade eder: ‘Zamanımı vakfetmemdeki niyet ganimet değildir. Verilen ganimeti kabul etmiyorum. Hedefim şehit olmaktır‘ der. Bunun üzerine Efendimiz ‘ Eğer bir kimse  bu sözünde samimiyse, Yüce Allah bu kişiye bu sonucunu verir. ‘ der.  Bir savaş zamanında ise bahsi geçen genç şehit olur.”

‘Hüsn ü zan’ kavramının da üzerinde duran ÇELİK, “Hayatımızın her alanında insanlarla iletişim halindeyiz. Bunun doğurduğu sonuçlarda,   mümine düşen görev hüsnü zanda bulunmaktır. Yani diğer kişiler hakkında iyi niyet beslemektir.” dedi.

Konferans hadis-i şerifler içeren ikramla sona erdi.

PAYLAŞ