38 senedir Ramazan’ın her pazarında devam eden ve artık bir Ramazan geleneği haline gelen “Ramazan Konferanslarının” bu sene sonuncusunda ESOGÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatma Asiye ŞENAT Hocamızın ilgi ve merakla takip edilen “11 Ayda Ramazan’ı Yaşamak” konulu konuşmasında özetle şunları söyledi:
Kur’an ve oruçla bütünleşen Ramazan ayının teravih, mukabele, zekât, sadaka, itikâf gibi mali ve bedeni ibadetlerle yoğunlaştırılmış bir süreç olduğunu, bu özellikleriyle inananlar için bir “fabrika ayarlarına dönüş” süreci olduğunu ifade eden Prof. Dr. Fatma Asiye Şenat, elde edilen güzel kazanımların kalan on bir aya yayılabilmesi için gayret göstermek gerektiğini ileri sürdü. Bu hususa dikkat çekmek için konuşmasına “Mübarek 11 aylarınız kutlu olsun” diyerek başlayan Şenat, namazın camiden çıktıktan ya da selam verdikten sonra, haccın Mekke’den dönüşte, Ramazan’ın da Şevval’in ilk günü başladığına dikkat çekti, Hz. Mevlana’nın araz-cevher ayrımını kullanarak ibadet-ahlak ilişkisine nasıl vurgu yaptığını anlatarak ibadetlerin araç değerler olduğunu, amaç değerin ise güzel ahlaka sahip olarak bir hayat sürmek şeklinde izah edilmesi gerektiğini ifade etti. Hem araç, hem de amaç değerleri kuşanarak bunlar bir gelişim basamağı olarak değerlendirmenin önemine dikkat çeken Şenat “skor dindarlığı” olarak tanımlanabilecek sayıya odaklanmış bir dindarlık şeklinin ancak sorumluluk savmak anlamına geleceğini ancak kişinin ruhunu bu yolla beslemesinin zor olduğu üzerinde durdu. Ramazan bittikten sonra da nafile oruçla, iyilik yapmayı bir hayat tarzı haline getirmekle, Kur’an’la yakın ve sıcak bir iletişim içinde olmakla kutlu ayın manevi ikliminin diğer aylara da taşınabileceğini anlatan Şenat, yaklaşan bayram sebebiyle önemli bir uyarıda bulundu: Kadınların bayram namazına katılımları konusunda Hz. Peygamber’in çok hassas olduğunu ifade ederek, her şehirde kadınlara yer ayrılan camiler olduğunu hatırlatan Şenat, bu kıymetli sünnetin Türk toplumunda yaygınlaşması için erkeklere önemli sorumluluklar düştüğünün altını çizdi. Ramazan ayının ancak son gün akşam ezanı okununca sona erdiğini hatırlatarak Kadir Gecesinin ardından Ramazan bitti gibi düşünmenin doğru olmadığını, en son anına kadar Ramazan’ın en kıymetli vakitlerinin değerini bilmek gerektiğini ifade eden Şenat, katılımcıların bayramını tebrik ederek sözlerine son verdi.
Soru ve cevaplardan sonra Eskişehir Türk Ocağı Başkanı Prof. Dr. Nedim Ünal’ın teşekkür konuşması ve şükran beratı takdimi ile program sona erdi.
https://www.youtube.com/watch?v=cfLa-VxpxKk





