Anadolu Üniversitesi, Osmangazi Üniversitesi ve Eskişehir Türk Ocağı tarafından yapılan “Bakü Türkoloji Kurultayı: Etkileri ve Sonuçları ile 100. Yılında yeniden Düşünmek” Bilgi Şöleni’nin sonuç Bildirgesi yayınlandı.,

“BAKÜ TÜRKOLOJİ KURULTAYI: ETKİLERİ VE SONUÇLARI İLE YÜZÜNCÜ YILINDA YENİDEN DÜŞÜNMEK” BİLGİ ŞÖLENİ

SONUÇ BİLDİRGESİ

Eskişehir, 3 Nisan 2026

26 Şubat-6 Mart 1926 tarihlerinde Azerbaycan’ın Bakü şehrindeki İsmailliye sarayında toplanan I. Bakü Türkoloji Kurultayı, Türk dünyasında dil, alfabe ve kültür politikalarının belirlenmesinde tarihî bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Söz konusu kurultay, Türk lehçeleri arasında ortak bir yazı sistemi oluşturulması, dilde sadeleşme ve Türkoloji çalışmalarının kurumsallaşması bakımından öncü bir rol üstlenmiş; özellikle Latin temelli alfabe tartışmaları ile Türk halkları arasında dil ve kültür birliği fikrinin güçlenmesine zemin hazırlamıştır. Bu yönüyle kurultay, yalnızca kendi dönemi için değil sonraki süreçte Türk dünyasında yürütülen dil ve kültür politikaları açısından da belirleyici bir referans noktası olmuştur.

Bu tarihî mirasın yüzüncü yılı münasebetiyle 2–3 Nisan 2026 tarihlerinde Eskişehir Türk Ocağı öncülüğünde Anadolu Üniversitesi ve Eskişehir Osmangazi Üniversitesi iş birliğiyle Eskişehir’de düzenlenen “Bakü Türkoloji Kurultayı: Etkileri ve Sonuçları ile Yüzüncü Yılında Yeniden Düşünmek” başlıklı uluslararası bilgi şöleninde, kurultayın etkileri ve günümüze yansımaları çok yönlü olarak ele alınmıştır. Türkiye, Azerbaycan, Kazakistan ve İran’dan toplam 27 akademisyen ve araştırmacının katıldığı sempozyumda, altı oturum çerçevesinde 24 bilimsel bildiri sunulmuş; dil, alfabe, tarih ve kültür ekseninde kapsamlı değerlendirmeler yapılmıştır. Yapılan müzakereler sonucunda, Türk dünyasında dil ve alfabe birliğinin henüz tam anlamıyla sağlanamamış olmakla birlikte, günümüzde bu yöndeki akademik ve kurumsal çabaların yeniden ivme kazandığı tespit edilmiştir.

Sempozyum sonunda ulaşılan sonuçlar aşağıdaki temel başlıklar altında toplanmıştır:

  1. Türkiye’de İlk Kapsamlı Buluşma: Bakü Türkoloji Kurultayı’nın 100. yılında gerçekleştirilen bu sempozyum, söz konusu tarihî mirasın Türkiye’de devlet kurumları ve Eskişehir Türk Ocağı çatısı altında akademik düzeyde ele alındığı ilk kapsamlı bilimsel buluşma olma özelliğini taşımaktadır. Bu niteliğiyle sempozyum, Bakü Kurultayı’nın Türk dil ve kültür birliğinin inşasındaki kurucu rolünü bugüne taşıyan ve geleceğe aktaran önemli bir halka işlevini üstlenmiştir.
  2. Ortak Alfabe ve Dil Politikaları: Türk dünyasında 34 harfli Ortak Türk Alfabesi temelinde alfabe birliği çalışmalarının hızlandırılması ve karşılıklı anlaşılabilirliği artıracak ortak dil politikalarının geliştirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.
  3. Dijital Türkoloji ve Dil Teknolojileri: Türk yazı dillerine yönelik ortak dijital sözlüklerin, derlem (korpus) çalışmalarının ve yapay zekâ temelli dil teknolojilerinin geliştirilmesi, bu alanın geleceği açısından öncelikli hedeflerden biri olarak belirlenmiştir.
  4. Terminoloji ve Bilim Dili Birliği: Bilim, teknik ve kültür alanlarda ortak terminolojinin oluşturulması ve Türk yazı dillerinin bilim dili olarak güçlendirilmesine yönelik iş birliklerinin artırılması gerektiği ifade edilmiştir.
  5. Kurumsal Süreklilik ve Bilimsel Organizasyonlar: 1926 Bakü Türkoloji Kurultayı’nın yıldönümleri münasebetiyle (101., 102., 103. Yılları vb.) farklı Türk cumhuriyetlerinde periyodik olarak yeniden toplanılması ve bu toplantılarda Türk dünyasında dil, alfabe ve kültür birliği sürecinde karşılaşılan sorunlar ile bunlara yönelik çözüm önerilerinin ele alınması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır.
  6. Kültürel Hafıza, Yayıncılık ve İş Birliği: Bakü Türkoloji Kurultayı’na ilişkin arşiv belgelerinin, tutanakların ve bilimsel materyallerin derlenerek yayımlanması; bu veriler temelinde Türk dünyasında ortak bir kültürel hafızanın inşa edilmesi; ayrıca medya, yayıncılık ve kültürel projelerde iş birliğinin artırılması gerektiği belirtilmiştir.
  7. Katledilen Bilim İnsanlarının Hatırası ve Ortak Sorumluluk: Bakü Türkoloji Kurultayı’na katılan çok sayıda bilim ve fikir insanının, 1930’ların sonlarında “milliyetçi”, “pan-Türkist” ve “karşı-devrimci” gibi suçlamalarla Stalin rejiminin kırgın (repressiya) politikalarının hedefi hâline getirilerek sürgüne gönderildiği ya da kurşuna dizildiği hatırlatılmış; söz konusu katliamın yalnızca bireysel trajediler olmakla kalmayıp bir milletin ortak hafızasını ve kültürel birikimini yok etmeye yönelik sistematik bir saldırı niteliği taşıdığı vurgulanmış; bu şahsiyetlerin fikrî miraslarının yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması, Türk dünyasının ortak sorumluluğu ve vefa borcu olarak kabul edilmiştir.

Sempozyum, Bakü Türkoloji Kurultayı’nın Türk dil ve kültür birliğinin tarihî temel dayanaklarından biri olduğunu bir kez daha teyit etmiş; bu birliğin yalnızca geçmişe ait bir ideal değil, günümüzde ve gelecekte de kararlılıkla sürdürülmesi gereken stratejik bir hedef olduğunu gözler önüne sermiştir.