Bazı insanlar vardır; makamlarıyla değil, yetiştirdikleri insanlarla iz bırakırlar. Prof. Dr. Nedim Ünal da ömrünü bilime, eğitime, gençliğe ve Türk kültürüne adamış böyle isimlerden biridir.

Eskişehir’de, ülkemizde Türk milliyetçiliği düşüncesinin önemli isimlerinden biri olan kıymetli hocam Prof. Dr. Nedim Ünal’ı ziyaret ederek kendisiyle uzun uzun sohbet etme imkânı buldum.

Bu buluşma benim için sıradan bir ziyaret değildi.

Bir ömrü akademiye, gençlerin yetişmesine, Türk kültürünün yaşatılmasına ve millî değerlerin gelecek kuşaklara aktarılmasına adamış bir eğitim ve dava insanıyla buluşmak, geçmişi, memleketi ve geleceği konuşmak son derece anlamlıydı.

KARAHÜYÜK’TEN AKADEMİ DÜNYASINA UZANAN BİR HAYAT

Prof. Dr. Nedim Ünal, 22 Mart 1953 tarihinde Elbistan’ın Karahüyük Köyü’nde, Hüseyin ve Ayşe çiftinin sekiz çocuğunun ilki olarak dünyaya geldi.

İlk, orta ve lise öğrenimini Elbistan’da tamamladı. 1970 yılında Elbistan Mükrimin Halil Lisesi’nden mezun olduktan sonra Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi’ne girdi ve 1976 yılında mezun oldu.

Tarım Bakanlığı bünyesindeki kısa süreli görevinin ardından akademik hayata yöneldi. Ankara Üniversitesi Antalya Tıp Fakültesi Anatomi Kürsüsü’nde asistan olarak başladığı akademik yolculuğunu, Kasım 1980’den itibaren Anadolu Üniversitesi Tıp Fakültesi Anatomi Bilim Dalı’nda sürdürdü.

Daha sonra Osman Gazi adını alan üniversitedeki akademik çalışmalarına uzun yıllar devam eden Prof. Dr. Nedim Ünal, Mart 2020’de yaş haddinden emekliye ayrıldı.

Ancak bazı insanlar için emeklilik yalnızca resmî bir tarihtir.

Çünkü onların düşünce üretmekten, gençlerle ilgilenmekten ve topluma hizmet etmekten emekliliği olmaz.

BİR NESİL YETİŞTİRMEK…

Prof. Dr. Nedim Ünal’ın hayat hikâyesini yalnızca akademik unvanlar ve görevlerle anlatmak eksik kalır.

Onun asıl büyük eserlerinden biri yetişmesine katkı sunduğu gençlerdir.

Üniversite yıllarından itibaren gençlik ve kültür faaliyetlerinin içerisinde yer alan Ünal, bilgisini yalnızca üniversite kürsülerinde bırakmamış; millî ve manevi değerleri yüksek, ülkesine karşı sorumluluk duyan nesillerin yetişmesi için de çaba göstermiştir.

Ben inanıyorum ki bir ülkenin gerçek gücü yalnızca ekonomisi, ordusu veya teknolojisi değildir.

Bir ülkenin en büyük gücü iyi yetişmiş, ahlaklı, bilgili, vatanını seven ve sorumluluk sahibi gençleridir.

Prof. Dr. Nedim Ünal hocamızın yetişmesine katkı sağladığı yüksek ahlak ve sorumluluk bilincine sahip gençlerin de Türkiye’nin geleceğinin güvencelerinden olduğuna inanıyorum.

TÜRK OCAKLARI’NDA UZUN BİR HİZMET YOLCULUĞU

Nedim Ünal hocamızın hayatında Türk Ocakları’nın da ayrı bir yeri bulunuyor.

Üniversite yıllarından itibaren gençlik, fikir ve kültür çalışmalarının içerisinde yer alan Prof. Dr. Ünal, 1998 yılından bu yana Türk Ocakları Eskişehir Şube Başkanlığı görevini yürütmektedir.

Bu, neredeyse üç on yıla yaklaşan uzun bir hizmet dönemidir.

Türk Ocakları gibi Türkiye’nin fikir ve kültür tarihinde önemli bir yere sahip kurumda yıllarca sorumluluk üstlenmek, yalnızca bir makamı işgal etmek değildir.

Bu aynı zamanda bir düşünceyi, kültürü ve tarih bilincini yeni kuşaklara taşıma sorumluluğudur.

Prof. Dr. Nedim Ünal’ın hayatına baktığımızda bilim insanlığı ile fikir insanlığının aynı kişilikte buluştuğunu görüyoruz.

Bir tarafta anatomi alanında yıllarca süren akademik çalışma ve öğrenci yetiştirme mücadelesi…

Diğer tarafta Türk kültürü, Türk kimliği ve gençlerin millî şuurla yetişmesi için verilen uzun soluklu bir mücadele…

MAKAMLAR GEÇER, İZLER KALIR

Hayatta makamlar gelip geçiyor.

Unvanlar bir gün sona eriyor.

Görevler devrediliyor.

Fakat yetiştirilen insanlar ve onların hayatlarına bırakılan izler yaşamaya devam ediyor.

İşte bu nedenle Prof. Dr. Nedim Ünal hocamız gibi isimlerin hayat hikâyelerini yalnızca bir biyografi olarak okumamak gerekir.

Onların hayatı aynı zamanda yeni nesillere verilmiş bir mesajdır:

Oku, çalış, üret, ülkene hizmet et ve arkandan iyi yetişmiş insanlar bırak.

Eskişehir’de gerçekleştirdiğimiz bu güzel buluşmada hocamızla Türkiye’yi, gençliği, geçmişten bugüne yaşanan değişimleri ve geleceğe dair düşüncelerimizi konuşma fırsatı bulduk.

Yılların birikimine rağmen heyecanını kaybetmemiş bir eğitim ve fikir insanını dinlemek benim için ayrıca kıymetliydi.

Kendisine sağlıklı, huzurlu ve uzun bir ömür diliyorum.

Türkiye’nin Prof. Dr. Nedim Ünal gibi bilimle millî şuuru, eğitimle ahlakı ve tecrübeyle gençliği buluşturabilen insanlara her zaman ihtiyacı olacaktır.

Çünkü güçlü bir Türkiye’nin yolu, önce güçlü ve karakterli nesiller yetiştirmekten geçer.

Not: Bu anlamlı buluşmada bana eşlik eden değerli arkadaşlarım iş insanı Zeki Yalçın ve emekli komutanım Sebahattin Terzi’ye çok teşekkür ederim.

Hüseyin DÖNMEZ