Erzurum’da Vilayat-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuku Milliye Cemiyeti’nin kuruluşu için uğraşıyor. Erzurum Kongresi toplanacak fakat Mustafa Kemal Paşa delege bile değil, Kâzım Bey istifa edip yerini ona bırakıyor.
1920 Eylül-Ekim ve Kasım aylarında yapılan Doğu Harekâtı için seferberlik ilan ediliyor, Kâzım Bey, ihtiyat subayı olarak yeniden orduya katılıyor, çok sevdiği 9. Tümen Komutanı Deli Halit Paşa’nın emrinde 29. Alay Kumandanı olarak çarpışıyor, Kars’a ilk giren birlikler onların birlikleri. Halit Paşa bu mutlu olay nedeniyle daha sonra “Karsıalan” soyadını, Kâzım bey de  “Yurdalan” soyadını alacaktır.
Sonra ayrılır yeniden askerlikten. 1921-1935 arasında Kars’ta ticaretle uğraşır. Hayatı fırtınalıdır, geçim sıkıntısına düşer, yurdun çeşitli yerlerinde görevler yapar. 1945-1950 arasında Erzurum Belediye Başkanı olur, değerli hizmetler verir. 1958’te geçim sıkıntısı sebebiyle Erzurum Belediyesi ona yaşam boyu yardım kararı alır.
En büyük övüncü Atatürk’ün büyük nutkunda birkaç yerde kendinden söz etmesi ve aldığı kırmızı şeritli İstiklal Madalyası olan bu değerli Türk evladı 1962 yılında ölür. Mezarına şu sözünü yazarlar:  “İnkılapçının maddi varlığı, içinde yattığı toprak olmalıdır”.
Bütün bu yazdıklarımın ayrıntıları, Atatürk Üniversitesi Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü tarafından yayımlanan 620 sayfalık “Osmanlı’dan Cumhuriyet’e Bir İttihatçı Kâzım Yurdalan” adlı kitapta var. Kitabın yazarı
Dr. İsmail Eyyüpoğlu.

http://www.yg.yenicaggazetesi.com.tr/yazargoster.php?haber=15439