Kur’an, insanlığın dünya ve ahiret mutluluğunu sağlamak üzere gönderildi ve 114 sûrede tamamladı sözünü. İçinde salt vahiy ve halis hidayet vardı. Fikir ve hikmet kitabıydı, düşünenler için; ahlak ve ibadet kitabıydı, inananlar için; hüküm ve buyruk kitabıydı sınananlar için, ve sonraki zamanlarda bütün kitaplar yalnızca o kitabı açıklamak için yazılır oldu.

Bin dört yüz yıl evveldi, tam bin dört yüz yıl evveldi… Bir Kitap indirildi göklerden… Bütün kitapların anası ve Allah’ın insanlığa vahyi idi. Kendi ifadesiyle çok yüksek ve mühim bir mesaj içeren İlahî Kelam idi. “Eğer kulumuza indirdiğimiz Kur’an’ın Allah sözü olduğundan şüpheniz varsa, haydi onun sûrelerinden birine benzer bir sûre meydana getirin ve Allah’tan başka güvendiklerinizin hepsini çağırın, eğer iddianızda haklı iseniz! (Bakara 23)” “Yemin ederim, eğer insanlar ve cinler bu Kur’an’ın benzerini yapmak için bir araya toplansalar, hatta birbirlerine destek olup güçlerini birleştirseler, yine de onun gibi bir Kitap meydana getiremezler. (İsra,88)” İşte bu yüzden Kur’an, güzeller güzeli ve sevgililer sevgilisi Muhammed’in peygamberliğine ilk delildir ve sözü i’caz vasfı taşır. Ta ki her ayetinin, her harfinin mucize olduğu görülsün, anlaşılsın; buna inanmayanlara meydan okusun…

Bin dört yüz yıl evveldi, tam bin dört yüz yıl evveldi… Bir ramazan ayında, bir Kadir gecesinde inmişti Kitap, bir Kadir gecesinde akmıştı dünyamıza ışıklı ibrişimler misali nur imbiklerinden… Onun indirilmesi şerefine, onun indirildiği günde, onun indirildiği ayda Allah bize oruç emrediyor. Kur’an’ın şanını tebcil için ve o nimete erişmenin şükranesi olarak… Çünkü buyuruyor: “O ramazan ayı ki, insanlığa bir rehber olan, onları doğru yola götüren ve hakkı batıldan ayıran, en açık ve parlak delilleri ihtiva eden Kur’an, o ayda indirildi. Artık sizden kim ramazan ayının hilalini görürse o gün oruç tutsun. (Bakara, 185)” Çünkü “Sana Kitab’ı gerçeğin ta kendisi olarak indiren O’dur. (Âl-I İmran, 3)” O gerçek ki aklın, adaletin ve doğruluğun gösterdiği yerde doğan bir şafaktır ve insanlığın dertleri yalnızca bu gerçekle çözüme kavuşacaktır.

Bin dört yüz yıldır “Gerçekten bu Kur’an, insanları en doğru yola, en isabetli tutuma yöneltir. Güzel ve makbul işler yapan müminlere, nail olacakları büyük mükâfatları müjdeler.” ( İsra,9) Çünkü bin dört yüz yıldır Kur’an-ı Hakîm idi bu Kitap -ki hâlâ öyledir- ve her şey köhnemekteyken o tazelenir durmadan… Her şey eskir, o yeni yeni mânâlarıyla huzurunu yayar, barışını, güzelliğini serper üstümüze. Her saniye, her dakika, her saat, her gün, her ay, her yıl yeniden okunur, her defasında yeniden anlam kazanır, her yeni günde yeni bir müminin kalbine doğar. Ve ben bildiğimi derim; ancak bu Kitap’tır ki insanlığın sancısını dindirecek ve müminlere güzel ahlak edindirecektir. Bu Kitab’a uymadıkça insanoğlu bahtiyar olamayacak ve huzur bulamayacaktır. Bin dört yüz yıllık kurtuluş halkasına girmeyen ve insanlığa rahmet getiren bu kitabın sırrına ermeyenlerin vay hallerine!..

Seni bize bağışlayanın yüce adıyla ey Kitap, dünyada kıraatinden, mahşerde şefaatinden ayrı düşürme bizi!..

KUR’AN İÇİN NE YAPABİLİRİZ?

Önümüzdeki Kadir gecesinde Kur’an’ın 1400. yılı başlamış olacak. Kur’an’a “Kitabım” diyen herkes bu yılda ona karşı bir sorumluluğu yerine getirmelidir. Keşke bu yılda hepimiz onu okuyup anlamaya çalışsak. Herkes kendi mesleği ve işi gereği elinden ne geliyorsa onu yapsa mesela… Bu yılı ihya etmiş olmak için bilim adamları Kur’an konulu konferanslar verse, yayıncılar kitaplar hazırlatsa, din adamları vaazlar ve etkinlikler düzenlese, ev hanımları hatimleri çoğaltsa, ev reisleri aile fertlerine her gün bir ayet öğretse, aileler topluca bir tefsiri baştan sona okusalar, hali vakti yerinde olanlar, çocuklarının her biri için 1400 Kur’an dağıtsalar, (Afrika’da, Türkî cumhuriyetlerde Kur’an’ı hiç görmemiş, hiç ona dokunmamış Müslümanlar olduğunu hatırlayalım), kurumlar Kur’an meclisleri düzenlese, her yerde Kur’anî ilhamların konuşulduğu toplantılar yapılsa. Her yüz yıl için seçeceğimiz bir ayetin (toplam ondört ayet) emrini yerine getirsek, her on yıl için bir fakire (toplam yüzkırk fakir) sadaka versek, her bir yıl için… i.pala@zaman.com.tr

PAYLAŞ